Şiir yazmak için
Lafı uzatmamı bağışlayın
Gezinmeniz yetecek
Kımıldamadan bazen
İçeriye ve dışarıya bakınız
(Campo-Formio barışından sonra)
Hiçbir ün bundan böyle
Yabancı olmayacak size?
Savaşmayı nasıl biliyorsanız,
Barış yapmayı da öyle!
Yıldızlı gecelerime, işte yeniden döndün,
Gözleri gök rengi, göz kapakları buğulu tatlı meleğim,
Aşkım, en kıymetlim, seni kaybettim!
Üç yıl boyunca, sandım ki seni yendim, lanetledim,
Ve sen, gözlerin yaşlı, tatlı gülümsemenle,
Bak işte yeniden geldin, yatağımın eşiğine.
Gel bastırayım göğsüme bir kere daha,
Kollarıma gel, yerin kalbimin üstünde;
Büyük saygım var düşüncene ,
Hatıran gelip duruyor orada zaman içinde .
O halde aşk yer yüzünde, neye yarayacaktı,
Yanımdaki sandalım inip çıkıyorken, siz
Şarkı söyleyerek ruhun can attığı,
Yukardaki mavi gökyüzünü seyrediyorsunuz,
Tanrı’nın ayaklarına kadar çıkan şu muhteşem boşluğu !
Nereden (yavaşca ) geliyor gelen?
Nereden yüze çıkıyor yükselen?
Canlı bir şekilde nereden çıkıyor bu isteyen, bu olmak ve görünür olmak isteyen ?
Görüyorum bilmiyorum
kimin görüyor olduğunu kimin gördüğünü kimin homurdandığını kimin sustuğunu
Bilirim geçici bir aşkı yuvarlamayı
Sigara gibi,
Bilirim altını ve yemekleri yürütmeyi!
Ve kızları güzel çarşaflara bürümeyi !
Korkma sana sadık uzatmalardan :
Hayatımda gizlilik var, ruhumunsa gizemi,
Düşünülmüş sonsuz bir aşk belli bir zamanda:
Sıkıntım ümitsiz, onu susturmam gerekti,
Sebep olan kız asla bunu bilmedi.
Vaktiyle girmedi hasret araya…
Beni o ayıma, yılıma götür
İsterim saçımı bir de sen tara
Sıcak ellerini saçıma götür!
Bakıp gözlerine gördüm özümü
Gözlerin okşaması en hayran bırakandır ;
Onlar ruhu varlığın sınırına götürür,
Sözle anlatılamayan sırları ele verir,
Kalbin derinlikleri yalnız onda görülür.
Yanında kaba kalır en temiz öpücükler ;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!