Bu gece uzun olacak
Rüzgârın savurduğu yere gitmeliyim.
Belki de son durak olacak
Bir elimde yazgım
Bir elimde son dileğim.
Issızlığın sefil elbisesini giyinmiş loş sokaklarda
Karanlık gölgelerin koşuşmasını seyrediyorum.
Hafiften ve derinden ıslık konçertoyu çalan rüzgarda
Yazılmamış notaların çığlıklarını dinliyorum.
Ve bu çılgın, anlaşılmaz kargaşada
Yüreğimdeki acımasız sancıda
Denizin yosun kokan gözyaşlarında
Aşkın bahar kokulu ruhu yaşamakta
Yüreğinden alıp avuçlarıma bıraktığın ışığı öpüyorum
Yıldızların düştüğü akçıl şakaklarında.
Deniz feneri gibi bir ışık bir aydınlık oldun
Gül dalında öten bülbül yok artık.
Bahçe duvarı yıkılmış
Pencereler ardına bakmış
Sallanan narin perdeler boydan yırtık
Mahmuzlu, devasa kapı duvara dayanmış.
Gözlerinde aşk ile dinlendim bu gece
Notaların yandığı şarkılardaydık
Bahar kokusu süzülürken pencereden ince ince
Alaca karanlığın yorgun kucağındaydık.
Sessizlik kumsalının hırçın dalgalarında
Vermediklerini mi istiyorsun
Yaşatmadıklarından geri kalan.
Öylesine duraksız akıyor ki zaman
Bir nefes sonrasını bile bilmiyorsun.
Yerle gök birleşmiş
Çocuk ne işin var senin sokakta?
Akranların parklarda,
Arkadaşların okullarda.
Pis ve yağlı ellerin,
Torna, kaporta, planya
Üstün başın yağlı boya.
Rüzgarla gelen kokunda yeşilin renkleri,
Yüreğimdeki yasında, ufukların kara geceleri
Açılmış kollarımda soğuk yalnızlığın ince gülüşleri,
Ve hepsinde saymakla bitiremediğim yorgunluk seneleri,
Var, biliyor musun?
Dargınım,
Devran döner , derya yanar
Bülbül sevdalandığı gülü arar.
Eller uzanır semalara,
Dilden dile akar dualar.
Alemler , kapılar açılır
Duraksız, Allah ' a kadar.
Derler ya; ‘’ne seninle ne sensiz’’
İşte biz, o hırçın aşkın izleriyiz.
Deniz, dalgalar ve kum,
Bitmez hırçın aşkın, şahitleri.
Sanma ki unuttum.
Kanırtılmış acı denizlerinde sessizce yaşayan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!