Mezar kazmaya başladım biliyor musun?
Her gün ellerimle biraz daha derine.
Sorma sakın, niçin, kimin için, neden diye.
Seni, kendimi, bu deli sevdayı,
İçimde hala direnen umutları,
Yaşanmış kırıntılarla yaşanmamış rüyaları
Bir dakikanı bana ver
Suskun feryatlardayım.
Arkanı dönüp gitmekse derdin eğer
Harcanmış yıllarımı lütfen geri ver.
İtiraflar var okunmayan sayfalarda
Ay gecenin koynunda uykuya dalarken
Lâcivert derinde kürek çeker sevdalar.
Mavi , mor , yeşil bedenlerinde sandallar ;
Yakamozlar dalgalarda iç çekerken;
Hangi yakadan hangi sevdayı taşırlar.
Karşı sahilde bir kez daha yandı ışıklar
Uzaklardan bir eski şarkı terennümde.
Yorgun, isteksiz udî bestekâr
Ekmek parası için notalarda
Çırpınıyor mızrap elinde.
Çığlıklar asılı kalmıştı martı seslerinde
Geçerken kurşun ağırlığında hüzün tünellerinden.
Bir mavi geceydi üşüyen güneşin yüzünde
Bir Allah’tan almıştım bir de senden.
Hâlâ ıslıaklığı ve tuzu duruyor hasretle yanan dudaklarımda
Bir yıldız daha kaydı ufkumdan
Bilmem haberi olan var mı.?
Kaybetmeden, keşke anlasaydın
Acı kavruk bugünlere gelmezdik.
Gözlerimdeki geceye baksaydın
Yıldızların hüznünü sehere silerdik.
Bir ruh ki bedene sığmaz bin dert ile ağlar
Ne sazının tellerinde nota
Ne düşlerinde can kalmış.
Sessizliğin ta dibinde binbir haykırışla
Bildiği her makamı birbirine bağlar.
Keşkelerle yazılmış bir öykünün baş oyuncusuyum.
Nereye diye sorarsanız,bilinmezliğin yolcusuyum.
Varsın hatırlamasın anıların ayak izleri
Çıkmaz sokakların nefessiz soluğuyum.
Yalanmış atılan imzalar kader birliğine
Yüreğimden bir ses;
Bu böyle gitmez diyor.
Aldığım her nefes;
Mutluluklar gelir gider
Ama dertler bitmez diyor.
Ezgin bir acı var rüzgârın sesinde
Durgun zamanlarda yazılmış
Bitmiş bir romanın adı bile kalmamış
Derinlere gömülen ayak izlerinde.
Yaşamın yükü altında ezilen omuzlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!