Hakikat yolcusunun ilk sorusu
Derler ki ben kimim? oysa
Ben kendimi aramadım hiç..
Nereden geldim nereye gidiyorum demedim
Durup düşünüp soracak mecalim yoktu,yanıyordum
Dedim ki içim de bir ateş topu var
Laftan bıkmışlığım var
kelimelerin sığlığından..
Anlatacak bir şeyim yok
Sen anlatmak istersen de
Gözlerinle,gözlerime anlat
Hatta gözlerimizi de kapayalım
Sarıl bana benden olan
Sarıl bana gurbetim
Garibim ne haldeyim
Sarıl kaybolmuş halim....
Ayrılmış olma zannını bitirelim
Sarıl bütünlenelim...
Sanki , bütün şiirleri dize, dize
Bana varmak için döşemiş.
Sanki acıların şairiymiş de,
Bana ulaşınca kelimeleri tükenmiş.
Sen üzülürsün belki ,
Bu tükenişe, İçin, için
Senin bedeninden vazgeçebilirim,
Onu görmesem de olur,
Senin bana hissettirdiklerinden de
Duygularından,düşüncelerinden de vazgeçebilirim,
Zaten sen ne et kemikle sınırlı olansın
Nede duruma göre değişen
Sessizce diye bir dil var...
Uzaklardan bana aklımdasın diyor
Sessizce,ben buradan duyuyorum..
Sen de benim aklımdasın diyorum
Dilimi kıpırdatmadan,o da biliyorum diyor
Uzaklardan çok uzaklardan,sessizce,
Yok, öyle olmadı .
Kimse burnumuzdan getirmedi .
Sevda oburuyduk,
Seyyal Yolcu
Hemen kalkıp gideceğim değip
Sandalyenin ucuna ilişivermek gibi..
Sen bir gülümseme görürsün
Yüzümde yarım yamalak... kıytırık
Maziyle arası açık,
Sevmem geldi,sevmem lazım,
Nur olsan da seveceğim,
Kor olsan da seveceğim
Sevmemin önünü alamam
Bileğimi büker,
Boyumu aşar,durduramam
Üşenmedim, bir alttan bir üstten
Tek tek kirpiklerimden fiyonk yaptım
Kaç fiyonk oldular sayamadım,
Çünkü artık gözlerimi açamıyorum
Kulaklarıma da makyaj pamuğu doldurdum
Birine mavi birine pembe,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!