Yaşadığım ülkenin lisanını,
Dilinize çeviremiyorum...
Ülkemin muhteşemliğini,
Çabalasam da , anlatamıyorum.
Birbirimizden,
O kadar güzel kaçıyorduk ki,
Dudağımda tebessüm,
Arkamızdan seyrettim bizi.
Bu kaçışları bilirim ben
Koklayıp öpmek diye hal vardı,
Koklamayla öpmenin birbirine karıştığı
Sevdamız tenle sınırlanmazdı.
Şimdi bir otobüs yolcusunun
Cam kenarından yolu izlemesi gibi
Şairin dediği gibi yada
Uzun ince bir yolda
Gidiyoruz gündüz gece...
Yolun sonsuz oluşu
Eğer sarıldığın da ve öptüğün de
Zaman durmuyorsa
Boşver; maç izle,dizi izle,
Mısır patlat,tırnak törpüle
Çay koy mesela..
Bir yol var yürünecek
Bir yer yok gidilecek
Vardım dediğin an
Başındasın başka bir varılacağın
Yoruldum duygusunu çıkar at aklından
Şimdi ünüm ünüm bağırsam
Önce başkalarının
Senin için çizdiği yolu
Yürümeyi bırakırsın...
Sonra da aklının.
Zor gibi gelir ilki,
Kıldan ince,
Nefes alıp vermektir o
Yaşamak zannettiğin
Yaşadım,gelişim boşuna
Değilmiş demek için
Kendini hiç yoktan bir an olsun
Yarin koynunda unutmalısın
İftara da; sahura da
Değişik bir şey yok.
Yine aynı...
Allah ne verdiyse, o
Yanakta, biraz tuzlu su,
Şu tarafta, sol yanımda
Bir başlangıç varsa
bir son olacak elbet...
Kabulümüz zor olsa da
Ölüm, doğumla gelen,
Ayrılıkta,sevdayla....
Tohum yeşerecek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!