Söylemler, eylemler ve arkasından gelen ıssız bir suskunluk,
Kırılan umutlar, yıkılan beklentiler ve ardından çaresizlik,
Sanki gözler kör, kulaklar sağır ve kalpler mühürlenmişçesine donuk,
Rahmani bütün duygular bloke olmuş gibi, dipsiz kuyularda kaybolmuş,
Din kardeşlerini unutan, onların çığlıklarına kulak tıkayan ümmet utansın….
Yığınla kalabalıklar önünde, gövde gösterisi yapan, halkça yiğit bilinenler,
Söylemler, eylemler ve arkasından gelen ıssız bir suskunluk,
Kırılan umutlar, yıkılan beklentiler ve ardından çaresizlik,
Sanki gözler kör, kulaklar sağır ve kalpler mühürlenmişçesine donuk,
Rahmani bütün duygular bloke olmuş gibi, dipsiz kuyularda kaybolmuş,
Din kardeşlerini unutan, onların çığlıklarına kulak tıkayan ümmet utansın….
Yığınla kalabalıklar önünde, gövde gösterisi yapan, halkça yiğit bilinenler,
Bazen görürüz kasıla kasıla yürüyenleri,
Sanki ayakları yere basmıyor hep havalı,
Kibirlenerek etraflarına bakarlar çatık kaşlı,
Birde bakarsın en son onunda yeri toprağın altı…
Yalan dolanla bir yere gelmiş hiç düşünmemiş arkasını,
Kaybolduk biz,
Ahengine kapılırken dünyanın,
Şaşalı hayatlara özenirken,
Tükendik biz,
Zifiri karanlıklarda ışık ararken...
Tut beni oruç ne olur tutundum sana,
Gayri insani bu karanlıkta bırakma.
Kalmadı mecalim ayakta durmaya,
Tut beni oruç ne olur tutundum sana….
Her neye tutuldumsa elimde kaldı,
Yine gecenin bir yarısında, yıldırım sesiyle uyandım uykudan,
Başımı yorganın altına koyunca, kaçamıyorum artık korkularımdan,
Vaz geçemiyorum deve kuşu gibi kendimi kandırmaktan,
Halim perişan ama anlatamıyorum anne, her zaman olduğu gibi...
Kırılan gücüm mü, ellerim mi, yoksa yüreğim mi bilemiyorum,
Bir adım kaldı aylar sonra sana ulaşmaya,
Aç kilitlerimizi kır aklımızı sarmalayan zincirlerimizi
Tut elimizden Ey oruç.
Lime lime olan fikirlerimizi,
Dağılan her bir beldemizi
Daha kaç genç zehirlenerek ölecek.
Daha kaç masum bebeler çöplere terk edilecek.
Siz demokrasiden vaz geçesiniz diye,
illa dünyamı devrilecek...
Kaybedilen insanlık: daha nasıl yıkılacak.
Ne kırgınım nede küsgünüm kimseye,
ne yakın gördüğüm uzaklara nede hayellerime,
Bu dinginliğim yeni bir başlangıcın heyecanından dır!
Bırakın artık kendi yağımda kavrulayım,
Bırakın da hiç kimsenin olmadığı yerde yeniden vahiyle dirileyim.
Ey bahar, bir daha gelirimsin bilmiyorum,
Güneş doğsa da yeniden, ben gidiyorum,
Buğulu havalar hep soğuk, mevsim sonbahar,
Artık tahammülüm kalmadı,ama ben gidiyorum...
Ne kanat çırparak, göç edebilirim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!