İçim dışım yaprak döker,
Kaç gözyaşıdır sonbahar?
Diken bin deler, bir geçer,
Ömür bin yanar, bir donar.
Deli bir yağmur süzülür,
Ete, kemiğe bürünür.
Yüreğe düşer, üşütür,
Avazı çıktığı kadar.
Kül mavisi, sarı, yeşil,
Hem acı hem soğuktur dil.
Bu bendeki sen, ben değil;
Söz çürür, ay yıl gün sayar.
Ayrılık ölüm gibidir;
Paslı bir çivi gibidir.
Acısı zehir gibidir,
Alev kor renginde yakar.
Düşer takvimden secdeye,
Mahşere kalmış hikâye.
Vuslat başlar çürümeye,
Bir avuç toprakta yatar.
Halilî’yim kaldım yârsız,
Gönlüm gamda, gözüm yaşsız.
Bir ömür geçti hep arsız,
Ne duyan, ne de bilen var.
📍Şair Notu: Bazen soruyorlar bana: "Niye hep sonbahar gibi yazıyorsun?" Ne diyeyim?
İçime düşen yapraklar hiç yeşermedi ki bahar gelsin... Bilmem sen de yaşadın mı? Hani biri vardır... Adını anmaktan korkarsın, Ama sustukça daha çok çoğalır içinde. İşte o... Bendeki sonbahar, onun adını unutmamak için hep var. Bu şiir, bir ayrılığın değil… Bir bekleyişin, bir üşüyüşün, bir "gelse ne olurdu" diye iç çekişin hikâyesidir. Kim bilir, belki senin de yüreğin bir sarı yaprağa tutulmuştur. Belki sen de sessizce dökülüyorsundur içinden içeri. Ben yazdım. Çünkü içime sığmadı, belki sana sığar diye.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Sonbahar, kalbin en derin yaralarına düşen son yağmurdur; ne kadar ıslanırsan, o kadar büyür.
•Sonbahar, kalbin usulca ağladığı mevsimdir.
•Her sararan yaprak, içimizde solan bir hatıradır.
8 Nisan 2013 / Saat: 23:41 / Pazartesi / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 6.02.2025 15:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!