SİVAS ŞİİRLERİ

SİVAS ŞİİRLERİ

Murat Dağlıbeg

Sabah haberin alınca
Tutamadı yollar beni
Akşam olup sılaya varınca
Saramadı kollar beni

Sivas 20.06.05 murad-i
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Bülbül gülüne hasret
Güvercin zeytin dalına
Özgürlüğe kanat açmış hicret
Uçmuş Hira Dağına.

Sivas 05.06.05 murad-i
..

Devamını Oku
Tanju Göçmen

Mahcup bir delikanlı
Eskitmiş sivas yollarını
Hedef almış İstanbulu
Merhamet olmuş konusu
Eğer kafana koyduysan karagözlü
Terk etme AŞIK VEYSEL'i sazlı sözlü..
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Küçücük dünyamdan
Dünyanın seyrine daldım
Dünya ne kadar geniş
Ben o kadar dardım

Sivas 24.02.04
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Ayaklarım altında işte cihan
Ol cihana bendim han
Kendilerini bey sanan
Ol beylere bendim sultan

Sivas 01.02.05
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Kırmızı bir güldür feyzimle açan
Bülbüller etrafında pervane
Benim ülküm fezada uçan
Kartallar etrafında pervane

Sivas 04.02.05 murad-i
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Bir kartal bir kayaya tünemiş
Pençesiyle gagası da kan imiş
Hanimişte benim kuzucuğum hanimiş
Kartal doymaz, karga doyar azıcık

Sivas 06.02.05
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Sevdamı gökyüzüne yazdım
Dönüp bakan olmadı
Yıldızlar şahidimdir, sevdiğim
Güneş o gün doğmadı

Sivas 02.11.2005 murad-i
..

Devamını Oku
Hüseyin Yanmaz

Yine geldi iki temmuz
İçim yanar kan ağlar gözlerim

Karşımda hayalleri
Alevlendi birden bire içimdeki ateş
Yüreğim doldu sivas acısı

..

Devamını Oku
Sinan Karakaş

Ey Allah'ı yok sayan kendini bilmez adam,
Bilmez misin bir yaprak düşmüyor sararmadan,
Balçıkla sıva yapar, kendini tanımadan,
Bildiğinden değildir, yok veya var dediği,
Varı yok göstermede mahir sanır her nadan.
..

Devamını Oku
Sezai Güler

Kazsa şişenin dibi mezar, sigarası başucunda selvi, bir garip adam
Aşkları çingene tuğlası, sıva tutmamış mekânı, gökyüzü mavi dam
Boyu posu şiirleri, tahtaya verdiği can, albenisi yok, sakalı tek endam
Ahı çay vahı tütün, bir garip Orhan Veli gibi işte usta, Bir Garip Adam...

S.Güler-20.4.2016
..

Devamını Oku
Ömer Tural

Deniz rakımı:1350 civarında olanKaragöl köyünün iklimi sert,kışın zaman zaman kar yagmakta olup normal iklimlerde karın yerden kalkmaması gerekmektedir.Don olayları sıkça görülüp,çevre kasaba ve köylerden daha fazl kuru ayazı olmaktadır.
Dağlarının yüksek olmasına rağmen linyit kömürü madeninin bulundugundan dolayı kar kısa zamanda erimektedir.
Sivas,Kayseri arasında yol düzergahı boyunca orman bulunmadığı gibi,malesef zamanında var olan ormanlarımız yok olup kıraç bir vaziyet almıştır.
Karagöl köyü ve çevresi orman yokluğu nedeniyle,Köyün dağ ve ovası rüzgar ve yagmur sularıyala erozyana ugramaktadır.Bu dağ ve engebelerin küçülüp,yıpranması gözle görünüğr vaziyetedir.

(Ömer Tural-2007)
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Korkarım geceden
Korkarım gündüzden
Beni yalnızlığa iten
Binlerce heceden

SİVAS/Şarkışla 2000
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Sevgi dolu kalbimi açsanız
Yığın yığın hüsran var
Gözlerime dalıp baksanız
Kırık dökük hayal var

sivas/şarkışla 2000
..

Devamını Oku
Arslan Yılmaz

Alın yazım karası
Ah bu gönül yarası
Bu garibin cefası
Tükenmez yar tükenmez


11 Ekim 1984
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

İnan düşman elinden çekmedim
Dost dilinden çektiğim kadar
Yıprandı şu zavallı yüreğim
Geçti üstünden kaç bahar

Sivas 2003
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Bir vefasız yar yüzünden
Bir ömür geçti hüzünlen
Ayrılıkmış benim kaderim
Gün geçtikçe artar kederim

Sivas son/2002
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Güne gün ekledim
Gün gece olmadı
Dün gece çok bekledim
Güneş niye doğmadı

Sivas 13.12.2004
..

Devamını Oku
Murat Dağlıbeg

Hazan mevsimin de bir yaprak
Dal istemedi kucakladı toprak
Hava barut, toprak çorak
Hayallere daldım korkarak

Sivas 08.04.04
..

Devamını Oku
Yusuf Ter

Cumhuriyet Dönemindeki özellikle demiryolunun altın çağı olarak nitelenen Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki demiryolu politikasını daha iyi anlamak açısından Cumhuriyet dönemi öncesinin değerlendirilmesinde yarar vardır. Çünkü geçmiş bilinmeden, bugün anlaşılamaz.

Bu nedenle, ülkemiz demiryolu tarihi; Cumhuriyet öncesi, Cumhuriyet dönemi (1923-1950 Dönemi) ve 1950 sonrası dönem olarak üç başlık altında incelenmelidir. Bu dönemlerin belirgin özelliği; birincisinde demiryolu hatlarının büyük bölümünün yabancılara verilen imtiyazla yaptırılması, ikincisinde demiryolu ulaştırmasının altın çağı olması, üçüncüsünde ise demiryolu ulaştırmasının yok sayılması, ihmal edilmesidir.

A. Cumhuriyet Öncesi

Türk Demiryolu Tarihi, 1856 yılında başlar. İlk demiryolu hattı olan 130 km'lik İzmir - Aydın hattına ilk kazma bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla bu yılda vurulmuştu. Bu hattın seçimi nedensiz değildi. İzmir-Aydın yöresi diğer yörelere göre nüfus bakımından kalabalık, ticari potansiyeli yüksek, İngiliz pazarı olmaya elverişli etnik unsurların yaşadığı, İngiliz sanayisinin gereksinim duydugu ham maddeye kolay ulasilabilecek bir yöreydi. Ayrica Ortadoğu'nun kontrol altına alınarak Hindistan yollarının denetimi alınması bakımında da stratejik bir öneme sahipti. Osmanlı Devletinde demiryolu imtiyazi verilen İngiliz, Fransız ve Almanların ayrı ayrı etki alanları oluştu. Fransa; Kuzey Yunanistan, Batı ve Güney Anadolu ile Suriye'de, İngiltere; Romanya, Batı Anadolu, Irak ve Basra Körfezinde, Almanya; Trakya, İç Anadolu ve Mezopotamya'da etki alanları oluşturdu. Batılı sermayedarlar, sanayi devrimi ile çok önemli ve stratejik bir ulaşım yolu olan demiryolunu tekstil sanayinin hammaddesi olan tarım ürünlerini ve önemli madenleri en hızlı biçimde limanlara, oradan da kendi ülkelerine ulaştırmak için inşa ettiler. Üstelik, km başına kar güvencesi, demiryolunun 20 km çevresindeki maden ocaklarının işletilmesi vb. imtiyazlar alarak demiryolu insaatlarını yaygınlaştırdılar. Dolayısıyla Osmanlı Topraklarında yapılan demiryolu hatları, geçtiği güzergahlar bu ülkelerin iktisadi ve siyasi amaçlarına göre biçimlendirildi.
..

Devamını Oku