Özlediğim boğaz keyfini sürdüm dün gece.
Bir sevgilinin ürkek bakışı ile baktım şehre..
Bazen masum, bazen ihanet dolu gecelerde,
Bu şehir bir özlem, aşka dair ne varsa.
Çığırından çıkmış bir hayat misali yaşanan.
Hesap sormadan ve sorulmadan.
Saklanan bir yerlerde umutlar.
Oysa bir dal lazım olunca yaşama,
Yetinirim nefes aldıkça dört köşe gökyüzü ile,
Yarına dair umut varsa hala.
Yüreğim alçaktan uçuyor bu ara,
Bu sebeptendir ilgisizliğim.
Masmavi bir deniz,
Engin.
Kıpkırmızı bir gül,
Arzulu.
Ve sensiz bir ben,
Umutsuz.
Gel diyordun bana,
Günlerin karanlığını yararak gel.
Karanlık günler geride kalsın.
Hep el ele mutlu günler bize kalsın.
(ANKARA 1985-16 MART 2005)
Ömrümün ilkbaharında bir sonbahar gülü,
Bir hiçliğin içinde bana doğan güneşimdin.
Umutlar yeşerttik senle birlikte ölüme değin.
Sözün anlama dönüştüğü,
Umutların gerçekleşeceği anda
İlkbaharda gittin.
Kırılsa da yüreğim,
Giderim..
Yok olmasın da,
Kalarak azar azar.
Yapıştırır idare ederim.
Zamanda kaybolup içerken;
Geçmişin gölgeleri düşüyor masama,
Hatıralar yanımda,
Özlemler sende.
Ne zaman bir kadeh bitse,
Hep bekleyeceksem hayatta,
Çok geç kalmayalım.
Bu mutsuzluğu hak eden kim peki?
Ne ben yaşadım dünü,
Nede sen şimdiyi.
Hep bekleyeceksem hayatta,
Elim, bilinenin ötesinde,
Zamana bir iz,
Sana yönelen çığlık sessiz.
Kilometre taşı gibi—
Aynı yerde.
Artık rüzgârı da yutmuşken deniz
Aranan ne siz
Ne de biz
Sadece geride kalmış sessiz bir iz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!