geceyi ikiye bölen bir tren sesi vardı,
şehir uyuyordu;
ben,adını bilmediğim bir istasyonda seni bekliyordum.
kimse bilmiyordu hangi yöne gittiğimi,
hangi sokağın beni sana çıkaracağını.
çünkü bazı yollarharitalarda görünmez;i
nsan onları özlediği yere doğru yürürken bulur.
ben sana bir şehrin ışıklarıyla gelmedim,
ceplerimde bütün yenilgilerim vardı.
biraz kırılmıştım,
biraz suskundum,ama hâlâsevecek kadar hayattaydım.
sonra gökyüzü değişti.
bulutlar çekildi
ve ay,
sanki yıllardır sakladığı bir sırrı açar gibiyüzünü gösterdi.
o gece anladım;
insan bazen birine kavuşmak istemez yalnızca,onun yanında kendisi olmaktan korkmamayı ister.
sen geldin.
dünyanın bütün tabelaları bir anda anlamsızlaştı.
hangi şehir,
hangi ülke,
hangi sınıriki insanın kalbine
engel olabilirdi ki?
bize öğretilen çok fazla kural vardı.
sevmek için zaman,
unutmak için mesafe,
susmak için gurur,
gitmek için bahaneler…
oysa kalp hiçbirini öğrenmemişti.
senin yanında içimde yıllardır kilitli duran bir pencere açıldı.
oradan deniz görünmüyordu,
dağ görünmüyordu,
hatta şehir bile görünmüyordu.
yalnızca sen vardın.
ve ben ilk kez bir manzaraya değil,
bir insana bakarken ufkun genişlediğini hissettim.
bırak dünya kendi saatini kursun
,kendi duvarlarını yükseltsin,
insanları birbirinden ayırsın.
bırak kim kimin yanında durabilir,
kim kimi sevebilir,
kim hangi yolda yürüyebilir diye kurallar yazsın.
ben senin adını içimde bir yere yazdım.
silinmesi için değil;
kimseye göstermeden orada yaşayabilmek için.
çünkü aşk bazeniki insanın birbirine kavuşması değildir.
bazen bütün dünyanın karşısında bir insanın içinden geçen sessiz bir “sen”dir.
ve ben,
o “sen”in içinde kendime ait bir ömür buldum.
Kayıt Tarihi : 11.08.2026 02:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!