Çekip gitmek zamanın gelmiş
Vedasız yapraklarla
Rüzgâra tutunup özgürce
Küsmüşsün eni konu
Rüzgarlara fısıldadığım sızılarımın
Gönül pencerene konsam
Son akşamki gibi usulca
Pencerenin hatta içine
Belki bir karıştan az kalsa
Gölgelerin içinden baksam
Endamını izlesem içerek
Ne güzeldin sen deniz
Sarışın ve mavi
Sensizliğine âşıktım
Dağlara mahkûmken
Hüküm gelir gizlice
Kavuşurdum sana
SİGARAMDA SEN
Doyamadım ben sana,
Bir, bir daha, bir daha
Kayıp gidiyordun narım,
Parmaklarım arasında nurla
SEYYAH
Çıkınca her seferinde nur yoluna
Şaşırınca döneceksin yine başa
Kulda aradığın yok, yakar Allah'a
Her nura ulaşamadığında dön nara
Ezelden hükümle vurulmuş mührümüz
Bilemedim yazgımı sitemkâr güzel
Bihükümle beldene varana kadar
Gaip yazgımı beklerken sırla dolu
İlkin sesin duydum endamın görmeden
Ecelim bildim de döndüm cemaline
Ne zordur Sevilen’in zulmü
Hikmeti kendinde bilirde izansız
An nazarı bile haram eder Seven’e
Bilse ki hüküm Hakk’ındır
Seven’in yanındadır Rabb
Çeker alır ıraklardan Sevilen’i
SİN’İN SIRRI
Ebedi aşkmış Sin’in can sırrı
Ezelden gizlenmiş yüreğime
Kal’da mühürlenmiş cefa ile
Her dem candan nara bürünmüşüm
YİĞİT III
Koca bir yiğit varmış
Dev gibi yüreği
Yedi düveli aşmış
Kim çıkarsa karşısına
Pamuk gibi atmış
YİRMİ DOKUZ MAYIS
Gönlümün fethi
Bizans kadar mağrur
Yıkılamaz iken
Bir gece
Bir seda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!