Duman sarmış dağımızı,
Hazan yıkmış bağımızı,
Damarlarda kan kalmadı,
Duymuyorlar çağrımızı.
Duman bizi boğmak ister,
Ön yargıyla yaklaşanlar, kabullenmek istemezler,
Gözlerine soksan bile, görüneni hiç görmezler,
Yahu dinle tefekkür et, aklın ne güne duruyor,
Aklı nefsinin emrine, verenler de düşünmezler.
Hak ettiğinden emin olmaya çalış,
Hak etmeyenlerle uğraşma,
Sen hak ettikçe onlar da hak edecekler,
Seni anlamak için düşlünecekler.
Düşünüyorum
Her evlat babasını sever ben de seviyorum, ben de sevdim. Ama babamı seviyorum diye babamdan korkmuyorum da diyemem. Babamdan korkuyorum çünkü benim yanlış yapma ihtimalim var. Yanlışı zaten yanlış olarak bilsem yapmamaya çalışırım, ama babam yanlışın ne olduğunu biliyor, o nedenle babama göre yanlış olan bana doğru gelebilir. Ben baba olana kadar bu şekilde babamdı çok seviyordum ama aynı zaman da korkuyordum da, korkmam onu sevmeme engel değil, hele yanlışlarımın sonucunun canımı acıtmasıyla, korkum babama olan sevgimi katlayarak artırmaya başlar.
Ben baba olduktan sonra bu defa korkunun yerini mahcubiyet duygusu alır. Babamdan artık korkmuyorum, çünkü ceza alacak yaşımı aştım, ama mahcubiyet duygusu onun gibi olamama halen eksiklerimin var olması, babama karşı beni mahcup konumuna getirmektedir. Babayı sevmek kadar babadan korkmak da o kadar doğaldır.
Allah”ı seviyorum, onun var olduğunu bilmek, varlığımı ve varlığımı devam ettirecek her şeyi bana ihsan eden olduğunun farkına varmak, sevgimi sonsuz kılmaktadır. Allah”ı seviyorum, hem de her şeyden çok, neden mi, varlık adına her ne tanıyor ve biliyorsam, hepsinden çok. Annemden babamdan çok, evlatlarımdan çok, paradan puldan çok, hatta hatta kendimden çok seviyorum. Çünkü biliyorum ki hiçbir şey yokken de o vardı, her şey yok olunca o yine var olacak. İnsan ve Cinler düşünebilen varlıklardır. Diğer varlıkların varlıklarını sürdürmeleri genlerine nakşedilmiş fıtrat çerçevesindedir. Varlıkların var edicisi ile mukayese edilebilecek hiçbir varlık yoktur. O halde ben beni de var ettiği bu varlık âleminde var eden Allah”ı nasıl sevmem. Varlıkları var eden var”ın sevgisi nasıl yaratılmışlara duyulan sevgiyle bir olur. O sevgi tüm yaratılmışlara duyulan sevginin fevkinde olması gerekir düşünen veya düşünebilen varlıklar için.
Allah”tan korkuyorum da, korkmam sevgime engel olamaz ve olmamalıdır. Eğer insan olduğumun farkındaysam, yaratıcının yarattığı varlık olarak kendimi kabul ediyor veya edebiliyorsam sevmem kadar korkmam da doğaldır. Çünkü ben insanım, hata yapma olasılığım yüksek, hata yapan veya yapması muhtemel bir varlığın kendisine ihsan edilen ikramlar karşısında, yaratıcının yaratırken yaratma gayesini belirlediği varlığın gayesi dışına çıkması en azından düşünen veya düşünebilen insan için korkunun, mahcubiyetin, nankörlüğün bir yansıması olarak ortaya çıkması şeklinde görülebilir.
Seviyorum dediğim her ne varsa, hepsi birer birer dünyamdan çekilmekte, bazen de ben onların dünyasından isteyerek veya istemeyerek çıkmaktayım. Dünyamı var eden ve dünyamdan hiç çıkmayan, benim de o dünyadan çıkma ihtimalimin sıfır olduğu bir var üstü var”ı nasıl sevmem.
Düşünce göreceksin, diş gıcırdatanları,
Zamanı geçirmeden, yürek soğutanları,
Bulman da zordur elbet, seni avutanları,
Düşenin dostu olmaz, düşenin dostu olmaz,
Dostlar mumla aranır, aranır da bulunmaz,
DÜŞTÜĞÜNDE TANIRSIN
Yaralanmaya bir gör, üşüşür akbabalar,
Sağından ve solundan, yaraları gagalar,
Yaralanmış olsan da, hissettirme düşmana,
Üzerine çullanır, parça parça paralar.
DÜŞÜNEN
Düşünen insanlarda oluşmalıdır fikir,
Fikre sahip olmayan, nasıl eylesin zikir,
Kuran hayat kaynağı, ayetler ise iksir,
İksiri içenlerde barınamaz asla kir.
İnsan insana diyemez, sakın ola ki düşünme,
Halbu ki insanlık için, vazgeçilmezdir düşünme,
Ey insanım diyen insan, düşünmeye hiç üşenme,
Sakın insanlık dışında, başka canlıya özenme.
Geçmiş dediğimiz şey, bu günün temelleri,
Herkesin yarın için, olmaz mı emelleri,
Kimse aklına almaz, buz gibi mermerleri,
Düşünmeden insanlar, insan olamıyorlar,
Hesapları yapanlar, hesap soramıyorlar.
Ne kapımı çalan var,ne de halimi soran,
Ne malım mülküm kaldı,ne de cebimde param,
Gözlerim kapılarda,yüreğim dualarda,
Ya kabir görünecek,yada derdime derman,
Düşte bile düşünce,anlarsın düştüğünü,




-
Sema Sefa
-
Atila Yalçınkaya
-
Ömer Yalçın
Tüm Yorumlarsüper bir dörtlük çok beğendim maaşaallah
Yürekten kopan bir fırtına imiş, şiiriniz.
Herdem arar babamızı yollarda gözlerimiz.
selam ve dua ile
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.