yapraklar artık sarı sarı
ne söylüyor
yaşadık bir yerdeyiz
harcadık bitiyor
aldık sattık bunca zaman
ne kaldı ki
Akşamları pek içmezdim
Çıkmazdım geceleri
Karanlıklar yabancı
Tanımazdım sokak lambalarını
Sinsi sinsi gezen kediler
Mahallenin kabadayısı
hayatın karmaşık yollarında
sende benden gelip geçtin
yıllarda senin gibi geçip gitti
bir kaç canlı hatıra kaldı belki
bunlardan biri bensem içinde
yağmurlu bir şubat sabahı
bir takam vardı
güvertesi şen
bir sen vardın
birde ben
yalana karıştı
ıslatan serpintiler
yağmur olmak istemişimdir
hep
aşktan çırılçıplak
vucutlardan süzülüp
tüm zevklerin içinden
toprağa düşmek
KENDİ HAPİSANELERİMİZİ İNŞA ETMİŞİZ
kendimizide içine hapsetmişiz gardiyansız
ayıp demişiz kendi aklımızla günah demişiz
bir kılıf bulup cesareti arka cebe gizlemişiz
elerimizle hep bir yerlerimizi saklayıp
başkalarının biçtiği renklerle gezmişiz
aklımızı ve sanatımızı
ilimle süsleseydik
vicdan ve ruhumuzuda
temizleseydik hurafelerden
kim durabilirdi karşımızda
bir düşünün kim
isteseydik
bir roman yazabilirdik
sen sadece
bana kalem olsaydın
gittin
şiir oldu mısralar
bitiyor
neler farkında mısınız
yaşayanlar işin zaman
bitiyor
adı gün ay yıl da olsa
bitiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!