kim çalıyor baş ucunda
bilmem
hep hayal ettiğim
kemanı şimdi
bir buselik beste ile başlayıp
nihavent methiyeler di sırada
Bugün sıradan bir gün
gece uykumu bölen fırtına olmasa
anlatacak hiç bir şey yok
haftananın başı okul ve iş
çocukların uykulu halleri çok hoş
yarı uykulu okul önünde kısa veda ile başladık
Ekmek yasak
et yasak
üç beyaz da yasak
iki duble rakının arkasında
yaşadığımız hayat
gündüzü güneşi neyleyim
gitmekse unutulup hayattan
boşa geçen ömrüm son sayfası
yağmur bulutu gibi yağıp bitmek
fışkırmak tır topraktan hayat
güneşe uzanan binlerce çiçek
ellerindeki nasır çürümemeli
yaşamak
su gibi
eğrile büğrüle kıvrılarak
bulduğu yoldan akıp gitmekse
kalsın
yaşamak
yaş on sekiz
gözlerde her yer deniz
sahiller bikinili kız dolu
yaş on sekiz
ne görmeyi beklerdiniz
yaş otuz
yürüdüğümüz yolu bilmeliyiz
nereden nereye vede kimlerle
aslında şeytanımız yanımızda
bir melek diye yıllarca taşırız
günaha batan gecelerin sahibini
zaman denen durdurulmazın
Sen istanbulu düşünürken
bogazın mavi sularına dalıp
ben toza karışmış anadoluyu
tezek karışmış çiçek kokularında tattım
kimi tepesine istanbul adı verilmiş
dersinde bogaz manzarası şairin
MEVSİMLERİ BOŞ VER
baharım ol bana yeter
çiçeğe sormayayım seni
gözlerinle söyle sevdiğini
geç kaldığını boş ver
ikinci baharda bari gel
su gibi olacaksın diyordu anam
sarp kayalardan akacaksın
kıvırmadan
otlar agaçlara can vereceksin
çamura bulaşmadan
su gibi olacaksın diyordu anam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!