ŞİMDİ BİZ SENİNLE
Şimdi biz seninle,
Birbirine sımsıkı kenetlenmiş ruhlarız aslında,
ama kahreden bir kaderin acımasız rüzgarında yaprak misali savruluyoruz çaresizce.
Aramıza giren o amansız uzaklık,
sanki acımasız bir cellat gibi
kin kusuyor varlığımıza.
Sensiz geçen her günüm,
yokluğunun kör kuyusunda yankılanan
bir çığlık oluyor içimde.
yalnızlığın buz gibi soğuk nefesi
Bir kışın en amansız, en bitmek bilmeyen ayazı gibi işliyor iliklerime kadar.
Sensizlikle kararan bu koca şehir,
duvarları üzerime üzerime gelen,
nefes aldırmayan karanlık bir zindana dönüşüyor her geçen gün.
Kalplerimiz Bir zamanlar tek bir atışta birleşmişken, şimdi sonsuzluğun o dipsiz uçurumlarında çaresizce kaybolmuş
iki parlak yıldız misali,
birbirimize ulaşamadan
sönüyoruz yavaş yavaş.
Sevgi dedikleri o kutsal bağ,
Şimdi susuz kalmış, kurumuş,
çatlamış bir derenin bomboş kalan hüzünlü yatağı gibi.
Bir zamanlar coşkun akan o hayat dolu suyun sadece silinmez izleri kalmış o taşlarda.
Şimdi o izler de yavaş yavaş siliniyor
zamanın acımasız ellerinde.
Bu kahredici sensizlik
Donmuş, ıssız bir göle yansıyan,
umutsuzluğun en gri,
en kasvetli gökyüzü gibi
karartıyor tüm umutlarımı.
Öyle bir gökyüzü ki,
ne bir güneşin sıcaklığını,
ne de bir umut ışığını barındırmıyor artık.
Yüreğim ise,
Sönmüş, küllerle örtülü ölü bir volkan gibi.
Bir zamanlar içimde coşkun akan o lavların,
o tutkulu ateşin izlerini taşıyor hala.
Ama ne yazık ki, o sıcaklık, o heyecan,
o tarifsiz yangın
artık sonsuza dek sönmüş durumda.
Bu anlamsız hayatım,
Beni dipsiz karanlığına doğru acımasızca çekmeye çalışan, tekinsiz, korkunç bir orman sanki.
Kendi varlığımın labirentlerinde kaybolmuş,
yönünü, yolunu tamamen şaşırmış,
her adımda biraz daha bilinmezliğe doğru yitip giden zavallı bir yolcuyum artık.
umudum,
Karanlığın o amansız nefesine yenik düşmüş,
titrek, sönmüş bir mum ışığı gibi kayboluyor yavaş yavaş.
O cılız alevi de söndüğünde geriye sadece zifiri bir karanlık kalacak biliyorum.
En derin, en kırılgan duygularım ise,
Rüzgarın acımasız savuruşuyla toprağa düşmüş, cansız, ölü yapraklar misali
sessizliğin o derin boşluğunda çürüyüp gidiyor.
içimdeki bu derin boşluk,
Sonsuz, dipsiz bir kuyu gibi
her geçen gün daha da derinleşerek
beni o karanlık dehlizlerine doğru
acımasızca çekiyor.
Her geçen gün, o karanlık kuyunun dibine
biraz daha yaklaşıyorum çaresizce.
Şimdi biz seninle,
Ezelden ebede kadar dinmeyecek bir özlemle mühürlenmiş iki yaralı kalp gibiyiz.
Kayıt Tarihi : 5.5.2025 00:00:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!