İmdat!
Ana dilim ve öğrendiğim diğerleri
İlk yaşımdan beri söylediğim tüm heceler
Kâğıda bastırarak kırdığım kurşunlar
Ellerime saplandılar.
Bir yerlerde kurutulmuş cümleler olacaktı
Çoktandır söylenmeyi bekleyen
Güneşte unutulmuş kavrulmuş sözcükler
O cümleler, kağıda bulaşamadan
Silgilerde kayboluyorlar.
Suskunluğum yüzünden kesiliyor ağaçlar
Büyüdükçe büyüyor kalemtıraş artıkları
Sayfaları doldurmaya yetmiyor
döktüğü kurşunlar.
Kalemler kırıldıkça kelimeler de kırılıyor
Yontula yontula yalnızca sesi kalıyor
İmdat!
Her bir ses büyüyüp
Zihnimde bir zonklamaya dönüşüyor
Göğsümü delip geçmek istercesine
Kurşun sıkıyor paragraflar
Nefes alamıyorum
Nefes alamıy-
Nefes!
Eşikte bekleyen cümlelerin üzerine
Vazgeçişin kapısı kapanıyor.
İşaretlenmiş evler gibi sözcükler
Dışarıya adım atmaya korkuyor.
Yalnız zihnimde yazılıyor bu şiir
Yalnız kalbimde okunuyor.
Söylenemeyen her bir kelime
Silgi tozu olup
dört yana savruluyor.
Kayıt Tarihi : 11.06.2026 01:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!