ANNEME MEKTUP 2. BÖLÜM
Anne, bütün kırgınlığıma rağmen…
Anne
Anne olunca anlarsın, derdin…
Ben şimdi anladıkça yanıyorum.
Oysa sen söylerken bir uyarıydı belki,
ama benim içimde
susturulmuş bir çığlık gibi büyüdü.
Yak beni ey gözlerimde kaybolan ışık.
Bir kıvılcım yeter bana; ben zaten külüm.
Gözyaşımda sen, gönlümde yangın.
Onlar birbirine dokunamazdı,
dokunsalar biri yanar, diğeri buhar olurdu.
Ama kalp, bazen doğanın yasalarına kafa tutar,
ve bazen bir kıvılcım,
Adını söylediklerinde içim ürperiyor hâlâ,
sevgiyle değil… korkuyla.
Bir baba nasıl olurdu bilmiyorum,
çünkü ben sadece
bir duvar gibi dik,
Bugün yine efkarlıyım
Sana söz vermiştim, biliyorum
Ama sözümü tutamadım
Ben yine senli hayallerle uyandım
Yokluğun öyle ağır ki
Ne rüzgâr dindiriyor ateşi,
ne de gecenin ayazı iyi geliyor bu sızıya.
İçimde bir şey yanıyor çoktandır.
Bazen konuşmak istiyorum,
Bazı yaralar ne kanar, ne iz bırakır,
Ne sargı sarabilir onları,
Ne de zaman iyileştirir sanıldığı gibi.
Sessizdirler,
Gecenin en sessiz saatinde bile bağırmazlar;
Ama içini kemiren o sessizlik,
Bazen birini beklemek, onu yaşamak gibidir.
Her adımında,
her nefesinde adını sessizce anarsın.
Gelişine değil, gelişini hayal etmeye âşık olursun.
Ve umut,
Durgunum bu aralar.
Kafam karma karışık…
Hayalden öteye gidemiyorum.
Çıkmaz bir sokaktayım.
İçimde fırtınalar kopuyor.
Ulaşılmak istemiyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!