Bazen birini beklemek, onu yaşamak gibidir.
Her adımında,
her nefesinde adını sessizce anarsın.
Gelişine değil, gelişini hayal etmeye âşık olursun.
Ve umut,
Durgunum bu aralar.
Kafam karma karışık…
Hayalden öteye gidemiyorum.
Çıkmaz bir sokaktayım.
İçimde fırtınalar kopuyor.
Ulaşılmak istemiyorum.
Sisli bir gecede doğdum ben,
Ne sıcak bir anne kucağı
Nede güvenli bir baba şefkati yoktu.
Soğuk bir duvar ilk dostum oldu…
Sonrası hep sessizlik,
Çocukken
şeker torbamdan taşardı gülüşlerim,
şimdi valizimde
sessizlik taşıyorum her bayrama.
Gurbette büyüdüm ben,
Ben sevdamı yüreğime hapsettim,
Ne adını söyledim birine,
Ne gözlerini tarif ettim rüzgâra.
Sustum…
Sesim yankı olurdu duvarlara,
Bir zamanlar yürüdüğüm çamurlu yollarda
Tertemiz hayallerim vardı benim
Karanlığı aydınlatan yıldızlardan
Bir avuç ışık toplamıştım karanlığıma
Üşüyen parmaklarımda umut ısıtıyordu kendini.
Bir fincan kahve, öyle güzeldir ki...
Yorgunluğunu alır,
dertlerini, sıkıntını, öfkeni bastırır.
Ayaklarını uzatır, sırtını yaslarsın koltuğa.
Fincanındaki huzuru bulmak için
iki yudum alırsın usulca.
Bazen konuşmak istiyorum,
Ama biliyorum,
Her kelime seni biraz daha uzaklaştıracak…
O yüzden susuyorum.
Bu suskunluk,
Gecenin sessizliğinde
Gökyüzü karanlıktı
Ve hiç yıldız yoktu.
Evlerin pencerelerinden
Yansıyan ışık,
Geceyi aydınlatmaya yetmiyordu.
Bugün şöyle ayaklarımı uzatıp keyfime keyif katasım var,
Çayıma bol şeker atıp sigaramın dumanında hayal kurasım var.
Penceremden dışarı bakıp kuşlarla sohbet edesim var,
Bugün derdi, kederi unutup kendime gelesim var.
Bugün kalabalığı susturup sessizliğe dalasım var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!