Bunca kalp ağrısı üstümde kaldı da
Bir tebessümünle gölgelendirmedin çehremi
Sabah kahvaltımın
Yudumladığım çayın
Yalnız oturduğum masanın
Vazgeçilmez güzelliğin
Nazarı var azar’ı var
Sergileme çürür gider
Hesap için mezarı var
İnsanlığın ayarına kaç ibretlik vahi indi
Ay, sel e bağrını sunup
Can ciğer pervaneyken hasretin ırmağına
Şair, şiir diye giriyordu söze
Paslanan duygular sürtündükçe cümlelerin gizemine
Doğurgan dönüşümler uykuları uyandırıyordu
Anlatıyordu şair
Umut çiçeklerine kezzap serpilmiş
Yazık günah bilmeyen cinayet işlemiştir
Pişmanlıklarının yası tutulur
Derinden bir ok saplanır bağrıma
Aklına gelir de dönersin diye
Bekliyorum her gün gittiğin yerde
Kuşlar yuvasına bir bir döner de
Her akşam yeniden düşerim derde
Yemek içmek haram solar dururum
Vapurların;
Pembe panjurlu odalarında sen gidiyorsun
Terminallerde, hava limanlarında senin adın söyleniyor
Seviyorum,
Hissediyorum, biliyorum
Seni sevmek
Bir bütünü ikiye bölmek
Sahra çöllerinde serap görmekti
Seni sevmek
Bahşedilen bir ömrü
Kalbinde sevgin yüzünde gülümsemen
Gectiğin yerlerde izin yoksa senin için yaşamanın ne önemi var ki yaşamayıver gitsin...
Sibel KILIÇ...
Güneşimin doğduğu yöne
İnatla yerşleşen bulutlar
Ne ağlıyorlar ne güldürüyorlar
Bir an olsun geri çekilmiyorlar
Mevsimi değil ama
Gördüm ...
Yollar daralan
Dibi uçurum yollar
Dağlar başı boran
Baksam başım döner




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!