Ellerini elime
Kalbimi kalbine bağladım
Taşıyorum kendimden
Nefes alıp verirken
Yerle gök arasında
Kim çeker ayrılığın tespihini
Kim kendi hüznüne mumlar yakar
Yine doldu gözlerim
Dalıp gitti uzaklara
Hiçbir suç senin yokluğun kadar ceza kesmiyor
Hiçbir hasret silmiyor senin hasretini
Sessiz ve suskun değil
Yaşamak lazım hayatı dolu dolu
İncitmeden ürkütmeden
Kırmadan özgürlüğe açılan kanatları
Çatmadan hüzün bulutlarına
Islanmak, güneşi toplamak
Nisanda yağmuru
Mayısta rüzgarı
Ağustosta bulutları seviyorum
Oysaki;
Eylülde uyanmış eylülde yürümüştüm ben sana
Bakma öyle adamım
Herşey göründüğü gibi basit
İki dudak arasında öpücük değildir...
Kolay olanı herkes sever
Önemli olan;
Gökleri kıskandıran döngünün içinde
Başıboş seçenekti benimkisi
Hangi geceye söylediysem hayallerimi
Hiç birinin güneşi doğmadı üzerime
Bir yaprak dökümüydü
Beti benzi sararmış solgun hazandı
Eylülü hiç eden Ekim di
Akşamlar erken düşüyor
Geceler uzadıkça
Dostluğun çırası tutuşmuşken benliğimde
Dağlar bir bir ardım sıra devriliyor
Yollar geçildikçe eksiliyordu
Özlem her geçtiğim zamanda biraz daha büyüyor
Örselenmiş sahipsizliğin gün batımlarından sıyrılıp
Sevgili…
Seni sevdiğimi anlatabilmek,
Haykırmak, ağlamak istiyorum
Ağlamak ki,
Fırat kadar coşkun
Kızıl ırmak kadar nazlı akmak istiyorum.
Ey hasret...
Özlemin ateşi üşür de an be an
Benimle senide almaya gelirler bir gün
Topsuz tüfeksiz
Ansızın gelir ölüm meleği
İçimdeki dünyayı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!