Bi ekim günü gelmiştim
Hüznü ölümü
iradesiz sarı solgun yaprakları
biten aşkları ve ayrılıkları
anlatsa da bahar.
Oysa ki yeniden doğuştu
Bu sabah kahvaltıda bir şeyler
eksik
Çayın demi mi
Domatesin tuzu mu
Hatta yumurtanın sarısı bile
Tavuklar grevde mi yoksa
Bahçemdeki bardağını kaldırmadım.Neden biliyormusun sevgilim hep karşımda oturuyormuşsun gibi.
Ellerini kurladığın havluyu kirliye atmadım.Neden biliyormusun sevgilim hep bana dokunuyormuşsun gibi.
Hep şiir hep şiir neden biliyormusun sevgilim
Her an gidiverecekmişsin gibi.
Gözlerimde seni gördüler
Faili meçhul sevda dediler
Ne bir kanıt
Ne de tanık
Suçlu gözlerinde saklı
Sende bu suça
Yüzümde ilk kez tanıştığım
Değişik bir ifade vardı bugün
Gece üç beş nöbetlerini
Ağlaya ağlaya geçirip
Her yeni güne
Yanaklarımın içine tıka basa
Günlerden yeşildi
Gönüller tomurcuk
Çiçek çiçekti
Güneş güneşti
Sürgün edildi
Kar doruklara...
Ahlaksızlığı üniforma gibi her sabah üzerine giyiyordu
Tütse de bacasından duman üşüyordu
Üşüyordu anasına bacısına
Üşüyordu yeni doğan her güne
Üşüyordu paçasına sarılmış bebelerine
Dağlar küsmüş haberi yok
Günaydın
Yaramaz çocuk!
Bugün hangi uçurtmanın
kuyruğunu koparttın
Hangi komşunun camını kırdın
Bu cephede kayıplar verdik
Çok kan kaybettik
Sevdaya müebbettik
Vuslata dair binbir hevese de
Sürgün edildik.
Bacağını kırdık şeytanın
Kızıl bir günbatımıysa hayat
Kızıl bir goncaysa tebessüm
Kızıl yapraklar yağıyorsa
Sevdalı şarkılara
Karanlıkda bile kaybolmaz
ZAMAN...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!