Zıtlaşmayı bırakıp, fikirde birleşelim,
Hep el ele vererek serpilip, gürleşelim,
“Birlikten kuvvet doğar” ilkesiyle çalışıp
Şu küresel dünyada zirveye yerleşelim.
Kim farklı düşünürse, biz saygılı olalım,
Mecnun, yaşar kaderini,
Ağlar sevgi, sevgi diye.
Büryan olmuş yüreğini,
Dağlar sevgi, sevgi diye.
Yusuf, atılmış kuyuya,
Allah’ın inamı için,
Şükretmeli şakir olan.
Nimetin devamı için,
Zikretmeli zakir olan.
Parasızsa, alamazsa,
Güneşi önüne al be yiğidim,
Gölgen seni takip edecek, yürü.
Ülkemin eksiği, köklü eğitim,
Seninle problem bitecek, yürü.
Kitap ol, defter ol, ışık ol, nur ol,
Bir şekilde dünyayı teşrif eyledin ama,
Hesabı sorulacak elbet bir gün adama,
Hatayı kendinde bul başka yerde arama.
Adalet geldiğinde kimseye vermez aman,
Zamanlama yapılıp, kullanılmalı zaman.
Niyetlendin, memlekete gitmeye,
Çoluk-çocuk yolculuğa hazır mı?
Gerek var mı, sizleri eğitmeye?
Valizlerin, yolculuğa hazır mı?
Önce, aracına bir bakım yaptır,
Birileri, her zaman işi yokuşa sürer,
Nasrettin Hoca gibi, ip üstüne un serer,
Arabulmak yerine, gerdikçe daha gerer,
Bunlara kılavuzluk yapar kara kurbağa,
Onun için, çok çabuk düşüverirler ağa.
Bir zamanlar, aradan su sızmazdı,
Ufak hatalara kimse kızmazdı,
Çıkarcılık, kitaplarda yazmazdı,
Çekilse de, dost elinden bin cefa,
Devam eder, dostluklardaki vefa.
Zulmeti boğmak için karanlığı sökerek,
Tıpkı bir güneş gibi ufuktan doğacağız.
Bu vatana zehirli kızıl tohum ekerek,
Dolaşan kızılları imanla boğacağız.
Adsız şehitler gibi vatan için vurulup,
Munis huylu bir dosttur o,
Vur eline, al ekmeği.
Yenilecek bir tosttur o,
Vur eline, al ekmeği.
Bulursun onda ışığı,




-
Sezayi Tuğla
Tüm YorumlarSevgili abiciğim, bu şiirini okuyunca gençlik yıllarımı hatırladım. Bu şiir sayesinde mahalledeki esnaflardan ve pazarcılardan iyi yardım almıştık... :) Ne güzel günlerdii o günler...