Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Kutlu dava arkadasligi diye diye mega giga
Hayatin tüm maddi manevi görünen görünmeyen maksat ve kastiyla
Meydaninda makaminda mertebesinde kösesinde bucaginda
Yolunu ve alt yapisini insanlarin muhtacligi yoksullugu caresizligiyle donatip besleyen
Etki gücü yüksek
Cevrim carki saglam

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Tom BARRAK dangal dingısu, yazılı plan ve projelerin tarihi geçmişlerden aldığı hususi haydutluk ve korsanlık mirasıyla Sömürge Valisi gibi sistematik yıkım yağma kılavuz düzenekleri ayarlayıp Bop ferman buyrukları dağıtıyor Türkiye’ ye.

Herkes kimseyle ortak yaşam birlikteliğinde ilgisi yakınlığı duyumu ilişkisi iletişimi saygısı ve bağdaşlığı olmayan kendine duvarlaşmış kayıp kaçak ve yapay uydusunda sinmiş sürüklenişlerin acısını yoksunluğunu azabını yalnızlığını sorununu gerilimini mutsuzluğunu muhtaçlığını güdümlülüğünü kimliksizliğini acizliğini esaretini ve eğitimsizlik seviyesini yaşama sevincinden mahrum yozlaşma çirkeflikleriyle didişip boğuşarak, tüketim çılgınlığı hızında insanlık soyunu harcıyor bitiriyor ve tüketiyor.

Alışkanlıkların kişiyi kısıtlayan ve suçluluk duygusu aşılayan boşluklara düşürürken döngüsünde dakikası saniyesi sayılı sayaç süreçleriyle hayata konuşlandırıldığı kendine küs uzak soğuk yabancı ilgi sapmasına ve odak kaymasına bağlanır ve hapsolur insan.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hayir..
Muska yazmiyorum avanak avlamaya ne hin ne cin
Mükemmel bin ave insan yapmiyorum kusursuz hatasiz
Olsun diye
Olsun da öldügü yerde kalsin diye yazi hece laf ve söz
Herseyin sustugu

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kuyudaki derinlige
Görünmeyen irmaklarin seslenip cagiran sesini
Can suyudur kurnadan evvel siraya giren tulumbaya
Senden fisildanmis bir fiskelik bir yudum
Kuyudan irmak irmak
Ardi arkasi kesilmeyen ciglik caglayan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Öksüzlük eline düsmüs kizlardan biri tembel biri hamarattir.Hamarat olani geceyi gündüze katarak ev bark yatak yorgan ahir tarla bag bahce dünyanin isini tertemiz edip bitirdigi araya siraya cikrik egirdigi kirmen kuyuya düsünce, eldeki en degerli olanlarindan birini dikkatsizligine veren sucluluk duygusuyla panige kapildigi kaybetme korkusuyla hesabi kendine keser ve kirmeni bilmedigi derinden cikaracagi umuduyla düsürdügü seyin ardindan kuyuya atlar.

Suyun dibini buldugunda macera bu ya isiklar icinde parlayan bir kapidan peri masali bir diyara adim atar. Cevheri güzelliklerle sakli destansi bir yerdir baglar daglar irmaklar kuslar sesler ormanlar yemisli agaclar cicekli dere tepeler. Rastladigi her bir emek isteyerek doyurmayi isteyen ise güce kendini hic esirgemez uzanir üzüm keser egilir domates toplar silkeler elma cirpar. Ordan gecerken yalniz ve eski bir evin yangina tutusmus cigliklari icinde elden ayaktan cekilmis ihtiyar `adamini kurtaran yok mu ` imdadina hic irkilip üsenip ürpermeksizin dalmis sirtladigi bille `tuttugun altin olsun ` tesekkürüyle adami icerden disari cikarmis. Gide gide aksam olmus orman dag dere derinligi daha karanliklara sir ve merak sarmis. Yorgundan gidecek yeri kalmayinca orda görünen ve isiklari yanan tek basina evin kapisini calmis. Kapiyi acan orta yas ilerisi ihtiyara yakin ve oldukca gür sesli diri davranisli kadin kizi sanki geleni biliyor ve bekliyormuscasina eve buyurun etmis. Yemisler icmisler yatmislar . Günler günleri kovalaya güde, caliskan kiz ihtiyara is birakmayip esikten catiya pencereden kapiya odalardan duvarlara perdelere tavuklara kazlara kuzulara kaplara kacaklara piril piril edip bakmadik yumadik yer birakmiyormus. Artik günü vadesi geldi diye evin shibi ihtiyar kadin kizi hayrete birakarak kuyuya düsürdügü kirmeni vverdikten sonra isiltilar icinde geldigi kapidan ugurlarken sen bu esikten gecince üstüne altin yagacak hepsini sinandigin insanligindan fazlasiyla hakettin diyerek yolcu etmis.

Üstü basi altin yüküyle eve vardiginda nerdeydi neler yasadi basindan gecenleri soranlarin meraki gectikten sonra anlatinca, tembel olan kiz da aynisina imrenip kirmeni kuyuya, kirmenin ardindan da kendini derinler dibine birakmis. Isiltili kapidan sonra ne feryada ne imdada ne cicege ne böcege ne kulubedeki kadinin ihtiyacina ne tembihine hiiic umursayip orali olmamis. Günü vadesi gelince de geldigi kapidan cikisini üstüne kir pasak pislik yagarak karsiligini bulup eve dönmüs…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Artık güneye göçmekten burayı yurt tutan kuzeyin leylekleri
Evlere yakın derede suya uzanmış söğütlükteki serçelerin
Hal hatır soraraktan yan mahlesine kalıcı kapı bir komşusu
Kuşlar uçup konarken yüksek çatıda bodur çalıda
Kışlık odunlarını daha henüz bitirmeden gelen baharla beraber
Ve hemen hemen göçüp giden yaz yerinden ..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Üveyikler ötüşüyor
Kalabalıklardan sıyrılan uğultulu çığlıklar gibi kuzey ve kurşuni
Güneşin vurduğu yerlerden caddeler kapısı gıcırdayarak çarşıya açılan poşetlenmiş şehir molozunun
Yangın merdivenlerindeki paslı demirlerden dikine aşağı sarsılarak
Henüz toprağ ulaşmamış yağmur damlaları bedeni çığarmış teraslardan uzak göklere buğulanırken
Silinmiş yazı gibi ağaç gövdelerinde

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Zil calmaksizin,
ciklet catlatmadan, panik yapmaksizin
Kar düsmeye yagmur bastirmaya yüzükoyun
Keskin cam kiriklarinda iz birakanlarin huzurunu katip sefil yellere sürdügü
Mola saati ve günlerinde susuzlugun cismi yok, ismi gergefte mechul
Lakin…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Takdir ile ilahi dediler
Bir tarafta masrafi oluk gibi devlet millet sirtindan inim binim saray
Bir tarafta ekmek derdi corba derdi patatis derdi ve domatis..
Bin türlü muhtac yokluk hiclik gam keder dolar yoro kiskivrak lakince
Kadrolu sefalet ve kurs kacgöcük
Pekaka yüklendi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Illere yollara
Gidip söylesem ki hemen ertesine sabah olmus gün
Ayni tarlanin bostaniyken her karpuz bile birbirinden ayrisi
Yere serilmis toprak sofrasinin güze calan yan sokakli duvariyla
Boyasi dökülmeye yakin geldigim gurbeti sorsam yorgun pencereye
Yönü yokusa dönmüs saatin bu vakti solgun seyran yapayalnizlik

Devamını Oku