Kum saatini bakar beklerken
Sürgülü soğuk ve yorgun kapılar ardından toz pembeler bağını haraba yazıp
Kutusu kapağı çözülmüş kopmuş eşiğe sokağa çıkartarak
Kum saatinde uzun zamanların çöl değirmenlerini bakar beklerken
Yaza uğrasın tiryaki süslensin aşk kavursun kurutsunlara hishayal,
Dikenle gül
Kendini bilip cikaramayacak kadar bitmis bozulmus batmis tanimsiz belirsizligin narkoz cerrahi ve kimyasal operasyonlari gibi, tüm varligi ustura sahibine teslim ameliyat masasinda kalip bir daha topraginda dogup büyüdügü ekmegi suyu havasi hevesi akli ilgisi itibari onuru sevinci tasasi kederi vicdani sefkati nesesi fedakarligi samimiyeti sicakligi tepkisi sorumlulugu duygusu kararliligi tercihi mantigi sorgulamasi takdiri cesareti düsüncesi tutumu davranisi heyecani hayali hevesi paylasimi özgüveni özgürlügü birikimi degerler bütünü kisiliginde karakterlesmis duyarliligiyla dünya hayatina cikamayan, yapay sahte soyut yapmacik algi yönetimi kulu kölesi her hali ve hareketi kugulanmis yazilimlari yasamak ve tüketmek zorunlusu esaretlilige afyonlanip tutsaklastirilmis bagimliliklara kavgali nizahli gerilim siddet bunalim gecimsizlik ve mutsuzluk müptelasina yasadigi hayati elinden alinmis vasifsiz niteliksiz dosya nüshasi ve her cesidi bir arada kullanisli vadeye raf ürünü noktasina kilitlenip baglandi insanlik.
En ufak breysel veya toplumsal irdeleyip sorgulayan itiraz hakkina veya karsi durus sergileyen akil fikir bilinc bellek idrak irade cikarimli dayanakli gerekceli tepkiye dahi tahammülü olmayan izleyip takibe alma gözetim denetiminde, her tarafi konuslanmis kameralarla gardiyanlastirilmis topyekün hayatin yetinmeyen yerini kendi kendine mahkum eden yer durum konum ve maksat bildirimli sesli görüntülü alet cihaz sinyal yahut ekranlarla ablukaya alarak hic kimseyi kendi öz benlikli algisi ilgisi öznesi kisiligi ve karakteriyle duymasini görmesini bilmesini yasamasini kabullenip katlanamayan tahammülüzlügün akli fikri evi yuvasi toplumu ve dünyasi bozulmus korku kabus hir gür lanetleriyle uyuyup uyanan; ve en basta annesi yasanilan dünya hayatinda olmayan siparis dogum ölümlerin ara bosluklarda umudu hayali coskusu heyecani hevesi tüm mümkününü buyrulan cark cevriminde her türlü haksizliga gelen kabulden ezilmis sömürülmüs üzülmüs yipranmis harcamis bitirmis, ek tip tüketim piyasasi müsteri ve mahkumiyet harabesi dünya hayatini kaygiyla kederle yoklukla sevgisiz saygisiz yasayan; kimi kimsesi olmayan sokak cocuklaridirlar artik herkes namindaki hic kimse.
Bay pas ameliyati sonrasi aklini kimligini kisiligini algisini sasirip feldir yaldur baskalasan herkesin tanidik ettik bildigi gibi degil.. beterin de beteridir..
Göge sinip yere yagan
Sureti emsali gölgelerinden savusturan,
Turnalar miydi uzak yazlarin göcünü giden saate gelen güne
Toz dumanlar arasinda sonsuzluk arafesinde
Bir kapsalik aciliyor, ardinda tandirlar tütüyor toprak damlarin
Her basamakta bolca yararlanmak icin kendinden
Motorsuz merasimsiz römorksuz
Ansizin cocukca bir hevestir ülkesi ask..
Kalptense ufak kücük sey göründügüne bakma sen
Hepsini biliyor
Anliyor okuyor dinliyor söylüyor
Susmak bilmeyen dillerde irmak neyse neyse caglayan
Biiyorum
Bilmez miyim elbette,
Gelmez gitmez idiysem de belki yan basarak belki düz giderek
Kuru ve gevrek dallar üstünden eski bir köprüyü savusup gecmeye
Günde kavrulmus güneste yanik toprak mahsulleri aza coga eker bicerken
Yagmurun kendi duasina durmus
Kirada gibi gün
Kar siparisli ve buz kesip dograyarak daga bayira caddeye sokaga
Saysan in cin kim yooook kimse ayaz
Dominoda hic beklenmedik gelenmis gibi cekene elde esir kalan
Inat ettim bana sarilan ayaza sinemi gögsümü serdim
Köpegini gezdiren dul kostakla bir iki laf
Bazı doğru gibi durduğu sanılan iyimserlik gösterişli yanlışta toplumsal nabzın yoklandığı topyekün - ve sanki en ufak aykırı davranışlı istisnaya dahi boğulduğu topyekün duygusal acıma rutinlerinde suç ve günah sayar gibi linç kilitlenmelerine odaklanıp yer vermeyerek - ve hep birlikte niye SADAKAYA muhtaçlığı över kutsatır ki her alem merhamet boyama ve masumiyet süslenceli travma. ??
Kimsenin kimseye muhtaçsızlığını ve onurlu özgünlükte herkesin kendi gerçeği olabileceği değerliliği hiç kimsenin tenezzülüne, kibrine, şekerine, keyfine, kaprisine , bir parmak balına yahut acı şerbetine yahut rast getirdikçe denk düşürdükçe kıyakçısı bozalı yamalı idareten sevinç getirilerine veya ortalıktaki acziyet düşkünü vaziyetten kendini tatmin etme çıkarımı yapıcı bayramlık ayakkabısına veya tuzuna ezilsin incinsin üzülsün ki insanlık. ???
Kurumsallaşmadır güzel değerli ve devamlılığı her ihtiyacı karlılayan üretkenliği paylaşımı koruyup kollaması ve istikrarı olan hayata dair her şeyin . İnsanca yaşamak herkesin hiç kimse muhtaçlığına, sadakasına, tenezzülüne , ahkam kesmesine , dilencilik kutsamasına, sadaka mühendisliğine ve zavallı gördüğünün üstünlüğünü taslamasına bırakılmayacak herkesin hakkı ve sonsuzluk mirasıdır. Çünkü hele hele de bugünün durmaksızın acımasızlık, bencillik, menfaatçilik , çıkarcılık, zorbalık, hırs, gösteriş, kibir, korku, kuşku, güvensizlik, saplıkınlık , kahır, bela, şiddet, tacşz, tecavüz ve pisikomanyaklık üretip çoğaltanlar dünyasında her iyi niyetli yaklaşım görünümlü foya, hayatın ve insanlığın bütün doğal masumiyetini yerle yeksan etmeye çarçabuk bıkıp usanarak piyasada dolaşan çirkefliğin nüfusuna kaydolduğu sırada hiç kimsenin keyfiyet acınmasına veya muhtaçlık sadakasına ricacı minnetçi olmamak tüm zamanlardan daha çok insanlığı mecbur ve seçici kılmakta. Anlık , rast geldikçe ve geçici rica minnet karşılama gösterimlerinin , karşıdakini küçük düşürücü, teşhir edici ve rencide utangaçlığına yükleme yaptığını hiç umursamayarak duygusal savrulmalara hitaben kendine iyimserlik cilası parlatma tezgahlamanın ötesinde ve dışında hiç bir kalıcı iyileştirmelerde bulunmayarak muhtaçlık zavallılığını kabullenip kanıksamayı artırır. Toplum iradesini temsilen her alanda insanlık onurunu, yaşama hakkını ve hukukun üstünlüğünü ayrı gayrısız herkese yaşatan ve yerleşik hayata kurumsallaştıran yere inanıp güvenmektir Esas olan. Ötesi ilerisi ve gayrısı günübirlik geçicilikte bugün veren yarın kahredip lanetleyen acıma duygusu kışkırtıp - bilhassa da saf temiz dupduru doğal pırıl pırıl çocuk masumiyetini istismar vitrinine koyan- köpürterek kişi keyfiyetini ayrıcalıklı meşhur ve meşru kılan fasa fisodur.
Herkesi cala azap kapida esikte
Hizaya sokup siraya dizerek ince zar kalinligini ölcen
Adini kötüye cikarmis tüm olumsuzluklarin birikip beklestigi
Bütün sorunlar toplamindan icerlere ilerleyip kapanarak
Eritip sindirmeye calisan bütün toplumsal bozukluklarla sag ve diri cikmaya
Öfkesini siddetini bunalimini gerilimini üstü tozlu esyalarla örtülü
Depremden degil
Afetten degil
Birkac günlük gezginlige insan hayati diyorsan
Var cadirinda küflü ekmege bozulmus suya dolmus tikanmis kuyuya
Dag dorugunda orman korulugunda ve dere tepe yatagina
Ev kurdum
Kiliktan kiliga evreden esige girip gecerek mihrak
Kendi kabugunun icinde kapandigi yerden yirtinsa bagirsa kim duyar
Kayis kusak cazibesine kapildigi zikzaklarla hiz seviyesini
Kivrandigi acilarda sonu gelmez önü alinmaz siddet seviyesine cikartarak
Üstün
Magrur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!