Suya yüzü durgun
Bulanık ırmaklarda hayatın yükünü göçünü çağlayıp akan
Gertnelere giderken annem, kül rengine beti benzi yangın
Çatal yollar uğrusırasına atöyünden öte buğday sarısı başaklar
Gök kuyularından kükreyip kopan yağmurun
Sağnağını sesini çelteğe katarak
Baaaak
Burasi perdelerin en yukarisi bas bas bagiran bariton
Demek ki degilmis gevek girnata
Bayilana kadar öten horuz kadar bilesine
Yolortasi kavsaktaki külüstür dönemec
Carpistiktan sonra hurda bir kamyon gibi geride kalan korna direksiyon
Geze gide
Yoksul bir yakarışın
Kaçırdığı yaşam tutanaklarını trenlerini ve sirenlerini bir ucundan bir ucuna da olsa yakalama derdine düştüğü
Gövdeye yapışmış duvar boyu bir etikete süresiz parantez
Başvurusu rencide makamına çekilmiş protestolarca
Hep boş bulunmuşluğun ters tarafına rast giderek başkasının yanına külüstür kazancı kalan
Kadın lohusa
Kanun kaçağı yer yatağından yükseklerin karyolası
Asi ama duvar çiçeğine künyesini kazırken mor perçemli sarmalık, kapı çalınır birden geceye yer değiştirir saat başı gündüz
Bütün on iki ayın pür tetik nöbetini penceredeki demirlere ve yol kıyısındaki duraklara
Ne tuhaftır ki göçün uğrunu toplayıp çekerken güz
Kuşların hikayesine yükünü almış inişli çıkışlı yollar dereler ırmaklar ve insanlar da karışır
Arzuhale yazılmış bitmez tükenmez sonsuzluk cevheridir yaşam kaynağın, ömür sermayen ve insanlık servetin.
Her arzulanan dilek, istenilen heves, yorulan düş, bahsedilen idda, sarfedilen söz, akledilen fikir veya kurulan hayal, sözü özü ve öznesi bir olan EYLEMSEL pratik failini ve fiilini şart koşar her kişiye. Bu yüzden istisnasız ayrısız gayrısız güzel DÜŞÜNMENİN karşılığı her an her yerde her koşulda hiç lafı kıvırıp çevirmeden miktarı çeşitliliği ve müddeti ne olduğuna bakmaksızın GÜZEL YAŞMAKLA eşdeğerdir.
Üşenir de heveslendiğin tutkuların dengine kendini koyamaz, gayretini güdemez, kavgasını veremez, farkına varamaz, demini tadamaz, devrini süremezsen erdiğin dünya yaşın viran künyelerde kuru gürültüler çıkaran uçurumlar gibi hep ertelenmiş boş lakırdılarla gerçekliği olmayan kuruntulardan ibaretlik ve hiç bir zaman gönül zenginliğini, huzurun yolunu, yaşama sanatının ilmini, kainatın değerini ve mutluluğun tükenmez doyum kaynağını asla bulmaya idrakı ve iradesi yetişmeyen çoraklık karşılıksızlık ve kısır döngüleriyle, kurduğun hayale, yorduğun düşünceye eyvah yazıklar ederek; harcayıp tükettiğin ömründen her gün rezil rüsvalaşan hayat sermayesini kıtlık kıran şikayet ve sitemleriyle sefil viran değiş tokuşa terk ettiğin dünya sahnesinden azalıp çekilerek yaşam defterini dürmüş kapatıp olacaksındır.
Çünkü ardı arkası kesilmeyen tükenişin köhne viranesinde sürekli yakınan şikayetlenen dert keder KAHIR külliyatıyla VAKİT ÖLDÜRÜP ömür ziyan eden insan formatlı TRAVMA ; ufkunu bir türlü genişletemediği daha iyisini yaşamak yolu aklı fikri ve yönünde hiç bir farkındalık gelişimi sağlayamayarak derdini kederini hiç bir şeyle değişmeyen mutsuzluğun bütün alt başlıklarına ( şiddet nefret gıybet haset fesat kin bozgun hırs yarış cehalet gericilik bağnazlık yobazlık çirkeflik yozlaşmışlık çürümüşlük vs vs.) yaşam SERMAYESİ edinir. Doyumsuzluğun kirli zehirli yollarına azıp sapanlarsa sürekli değişkenliğin kaypak yıkıcı yağmacı ve kaygan zeminlerinde dünyayı, hayatı, güzel yaşamayı ve insanlığı anlamadan kayıttan düşer ve murdar olurlar.
Karanlığın içinde oturanlar, kenara çekildikleri hayatın her yerini içine sindirdikleri ve sindikleri sinsi, soğuk, bozuk, berbat, muğlak, köhne, gizli kapalılığın ardında çöreklendikleri gerilimli kovuklar ve hatlar üstünden hiç bir sağlam ve güvenilir irade göstermeksizin sürekli değişen maskeleriyle ahkam kesip hamaset kovalayıp güderler.
Kişiliksizlerinin gereği olan çıkar icabına göre şekillenen İSTİSMAR fırıldaklığı onların en temel tutar dalı, geçim kaynağı ve bitmez tükenmez servet kaynağıdır. Kendi keyfiyetlerini doyurup kandırmanın dışında hiç bir kural kaide ahlak vicdan usül değer çekince utanma arlanma ihtiyat günah ayıp bilmez gözetmedikleri gbi; gözetenleri düşmanlaştırır, kendi yalan dolan dalavere vurgun saldırı yıkım yağma ve her çıkar ilişkisine göre kaypaklık ve değişkenlik gösteren iki yüzlülük gibi eğri büğrüleriniyse doğru dürüstlüğün ilahi ayrıcalığına mahsus özel korunaklı şahsi mülkiyet alanı saydırıp, işledikleri her istismar cürümünü ve sabıkasını dokunulmazlıkla kutsar yüceltirler.
Doğruların yanlışlarla yer değiştirdiği bağnaz ve bencillik gerilimlerine akıp yönelen sosyal erozyonda oluşan çatlaklara herkesin terkettiği değerlere kendi saplantılarının kulu kölesi olup kayıtsız ilgisiz kalarak dolmuş birikmiş her türlü yıkıcı enerji birikiminin insanlığın öldürüldüğü bozguna boşaldığı sarsıntılarla mayınlanmış olan toplumsal doku, kollektif yabancılaşmanın elbirliği ve iştirakiyle topyekün darmaduman olur.
Yalan yanlış rutin ve saplantılı Alışkanlıklarını yaşam biçimi, toplumsal ilişkisi, ortak değeri ve gösteriş kampanyası olarak kamçılayıp kendi sürüklenişini özenti artırıcı piyasa inancı haline getiren infial inzivası ve imha halidir bu sapkınlıktaki dünyadan ve insanlıktan kollektif yalnızlaşma ve yabancılaşma darmadumanı.
“ Ak buğdayım buğdayım
Sereyim de gurudayım
Yaşmaklı gelin
Kostaklı gelin
Gurbetteki yarim “
Öyle böyle değil, yeşil bahçe beyaz bulut mavi gök sarı tarla dut yemiş bülbül gibi sarpalara saran düşlerden
Çok bölünmüşlüğüne rağmen bütün yıkıcı ayrılıkçı işbirlikçi yağmacı yıkıcılarla iş tutup ittifak ortaklığı yaparak Bop müessesesinin Eşbaşkanlığına ofisçilik eden Akepe kendi benzerinin aynısı bünyesinden sayısız kere bölünmüş ayrılmışlara rağmen toplumun hiç bir derdine sorununa beklentisine yağmaya talana hukuksuzluğa eğitimsizliğe orman yangınlarına şiddete sınırsız sorgusuz rant ve soygun çapulculuğuyla ülke insanlarının faiz lobicilerine ve onlara her hususta ortak yerli işbirlikçilerinin sömürüsüne tutsak yaşam kalitesinin sefalete sürüklenmesine hiç bir eylem ve söylemde bulunmayan Mehepe ve Pekaka ile siyasi şirketini genişleterek..
En sonuncu kata kullede Gericiliğin cehaletin kayıtsızlığın karamsarlığın umutsuzluğun tükenmişliğin umarsızlığın menfaatçiliğin ve keyfiyetin bütün ana damarlarını ve yan unsurlarını bir daha çöreklendikleri yerden hiç bir zaman ve hiç bir koşulda gitmemek üzere irade ve iktidar sahibi olanlar, ülkeyi toplumu kaynakları ve tüm zenginlikleri kendilerinin işgal ve yıkım mülkiyeti olarak görüp bildiği kör noktaya numara sayısı ötekilerin devamı olan Özgür Özel ittifakın muhalif ORTAĞI gibilerle BOP BARRAK emir ve komutasına kökten ve göbekten bağlı hizmette karşılıklı geçinip giderek birbirlerini değiş tokuş ve TAKAS etmekteler.
İddasında ve savında belgeye yahut kanıta dayalı deneyimi bilgisi katkısı aklı fikri özgür iradesi ve özgün düşüncesi varsa hiç bir etkileşimin buyruğu ve boyunduruğu altında kalmadan kendi zararına dahi olsa iyinin doğrunun hakkın adaletin hukukun vicdanın saygının sevginin emeğin sorgulayabilme ilericiliğin ilmin liyakatin cesaretini özgür düşüncenin hoşgörünün ve paylaşabilen sorumluluğun takipçisi temsilcisi ve uygulayıcısı olmalıdır ki insan azıp sapmaya ve azıp şaşırırdıklarıyla kendine karşı bar olan inanmış güvenmişliği dilediği keyfiyete fırıldaklık edip yan çizere rezi kepazeliğini tezgaha koyup boşa çıkarmaya..!
Tıpkı Pekaka resmi bürosu Hedepe’ nin toplumun dünyanın ve evrenin somut gerçekliğini tanımlayabilme yeteneği hiç gelişmemiş olarak şabloncu ilkelliklerle takıldıkları kuyrukçuluğun kuklası olan SOL’ u teoe tepe kullandıkları halde” bütün bunlar bize yetmez artık biz başkasıyla mercimeği fırına sürme işi pişiriyoruz “ yanukluğunun teşkil ettiği siyasi rantiyecilikten ganimet çıkarına düşkünlük örneğinde olduğu gibi..
Uğradığı dağlar yollar sokaklar
Meydanlar ve çarşılardan sonra
Sulh cezada her ne ise
Her ne hikmetse çıkrıktan çarktan gide döne bostanı suvarıyor dükkana bakıyor, söküğe yırtığa
Cüzdan karıştırıyor, dert istifliyor, sevindirik kovalıyor, umudunu hep yarına
Yaşamak gibi ufak tefekten
Yabancı bölgelerde akıl yorar vucut gezdirir gibi
Görücüye çıkmışsa deniz kıyısı cafcaf
Cilalı boyalı kayıklar
Butik badanalı evler
Turistik akustik ve solo çarşılar..
Gider ayak Sonbahardır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!