Topragi kaygan zelzelesi heyelan zemini cürük temeli tabani kök sacak tutmayacak düzler yamaclar bayirlar ve doruklara yeryüzü yerleskesi kurulamayacagi gibi, kisiligi ve karakteri her türlü kaypaklik döneklik ve firildakliga sürekli degiskenlik göstererek sahsi cikari geregi hic bir inanilir gerceklikte karakter ve kisilik sahibi olmamaya yamulup bükülen dayaniksiz güvensiz manevra dalavereciligi de, kendisine atfedilen her iradeyi ve yetkiyi hilesi hurdasi bol sonsuz sinirsiz istismarlarla menfaatinin buyurdugu sür sefa sultasinin korkuyu karanligi yozlasmayi ve cehaleti sindirip susturma afyonlari olarak günlük hayatin sefaletiyle sükretmeyi ölümün esiginden cileyi kahri eziyeti yoksullugu gerilimi bunalimi siddeti yagayi yikimi sabredip gecerek mutlu mesut olduguna kanmaya mezun olan sorgusuz sualsizligin toplumsal cöküsüne abanip cullanan sahtekarlik müessesini isletir ve calistirir.
Müzikte Mozart, Resimde Gustav Klimt, demir celik endüstrisinde bütün caglari ve yüzyillari toplayip cikararak hikayesinde kiyamet savaslarinin bütün göclerini kayfgilarini acilarini ölümlerini sürgünlerini ve ayriliklarini barindiran toplumsal degisim dönüsümlerle beraber dil tarih kültür kompozisyonunun insan varligi üstünde hayati deneyimleyip sanal alem ve YAPAY ZEKA teknik bilimselligine sentezleyen zaman süzgecinde büyük atilimli basamaklarin demir celik endüstrisinde sac ayagi olan Linz kentinin DONAWITZ yüksek firinlama tesisleri her ne degere sahiptilerse; Almanca`yla yazilan onca Edebiyat`in etkin kalemi ve hünerli yazari olsa olsa Stefan Zweig`tir denilebilir.
Ingilizce, Fransizca, Italyanca, Almanca, Latince, Yunanca…gibi, hem mitolojiye hem de halen yasayan dünya nufusu yogunluguna erisip ulasacagi dil zenginligine sahiptir Zweig. Sahip oldugu bu zenginligi sosyal iletisimin her alaninda en isabetli ve verimli kullanabilmek icin felsefe`den pisikolojiye egitim görerek; cevirmenlik gazetecilik yönetigiligi ve hizmetciligi yapmanin yani sira kendi kalemini ve yazim teknigini besleyip kaynaklik edecek olan rehberlihge dair Balzac, Dostoyevski, Dikens, Kleist, Stendhal, Vethaeren Nitsche, Tolstoy, Romain Rolland`giller üzerinde derin kapsmli incelemeler yapar, kitaplar ve makaleler yazar, eserler sunar. Tepeden tirnaga ilgili- bagli oldugu Freud `un Pisiko-Analiz teoremi ve kurami bütün yol yöntem ve malzemesiyle Zweig`in inanip tutundugu bilimsellik topragidir. Roman siir fikir arastirma inceleme biyografi deneme makale soyut somut her ne yazarsa yazsin yazilarinda MUTLAK ve derin melankoli`nin trajik eziklige dayali, ( üstü kapali kederi kahri derdi sorunu en saglikli olarak kendi haline birakilmislikla ve kayitsiz kalmakla üstesinden gelineceginin inancini tasiyan ) kisiyi yasadigi hayattan kopararak katilimciligi ve müdahalesi olmayan REFLEKSIZ ve felc pasiflikte duyarsiz ilgisiz teslimiyetin külliyatini üretir ve nesreder Stefan Zweig.
Ne demistik, yoksullugun köküne saplanmis sefaletin dibine cökmüs cöreklenmis yüzyillarin el yol ve yön degistirdigi toplumsal ekonomik ve siyasi depdebede dört erkek iki kiz toplamda alti kardesli bir ailenin , agabeyisinden devlet kapisina kapagi atarak kendini saglama alma yolunda askerligi secen Anton Hofmiller, imparatorluk sinirlarina dahil Maceristan`in köylük -kasabalik ücralar ücrasi yerinde her gün digerinden hic farki olmayan renksiz, monoton, tekdüze egitim sahasiyla kisla odasinda gel gitliligin atli suvarisi ve tutsak kusudur adeta.
Orda, talimgahi hic bitmeyen, carsi izinlerind dahi tasidigi üniformanin buyuran yüküyle her adim araligini ölcüp tartip düsünüp davranan, ara sira hovardalik kaldirimlarinda parali asklarin kalcasini gögsünü mühürlettigi kadar ask ve sevgi kavramlarinin icini doldurup bosaltan, paydosu kislaya yakin meyhanede sakalasmalarina varincaya kadar hep bilindik hal hareket laflasmalariyla öldürüp geciren,; ve sürekli kendini tekrar eden emir verip emir almanin disinda özgün kisilik yahut özgür irade adina hic bir etkisi yetkisi olmayan saplantinin sinirlarla kilitlenmis engelli bagli güdümlü sandalyalara cakilip kalmis yoksunluk yitiklik kabugunda gibi sürüklenip gitmektedir Tegmen Hofmiller.
Bu yönüyle de günlük hayatinin hic bir islevini kendi gücü istegi secenegi arzusu yetkisi ve iradesiyle diledigi gibi yapamayan; ve en kücük yerinden yikinmeyi isteyen kimildayislari bile destekli dayanakli koruyup dayanip gözeteni olmaksizin yerine getiremeyen ayni kaderin bir baska benzer vurgununu yemis serveti hesaba kitaba gelmez varlikli evin sandalyaya cakili kalmis kizidir Edith.
Dörtyüz küsur sayfalik Sabirsiz Yürek`te Stefan Zweig :
Sayfa kirk ikide Tegmen Hofmiller`in kendi disindaki herseye duygu ve düsünce karmasasi dönüp dolastigi kendi kenisiyle fikir yürüten monolog diyaloglariyla romana giris yapma hazirligindadir Stefan zweig.
Sayfa kirkbeslerde varlikli hayalet eviyle hayatini alt üst edecek tanismanin balo gecesinin yeme icme ve kivrak danslari satirlarda gezer dolasir. Altmis ikinci sayfada evin kizinin felcli oldugu ve acimayla vicdansizlik arasinda gel gitlerin travma miladina tarih atilir.
Sayfa seksen sekizlerde acima duygusunun tetikledigi yakinlasmalar karsiliginda pahali hediyelere ve iltifatlara bogulan Tegmen, kendini gösterisli özel ilgiye sattigi duygusuna kapildigi allak bullakliklar yazilidir.
Sual ile hasıl olan
Ve soluk bir gemi
Yakınarak yalnızlığın
Gelir gider seyri seferinde
Sen tedbirli yalnızlığıyın üstündeki bütün örtüleri kaldıran
Çalkalanarak girdaplarda dönen sessizliğin yarılıp yırtıldığı
Sualsiz
El eleyken senfonik mevsimlik ılıman hayallerimle
Yokuşbaşlarını püryasınlarla yar eyledik
Gündüzden
Taaaa günden evvelden
Akşam olmalara çekildik gittik, gün…
Toprağından taşmış fışkırmış aşksa cismi tabiat
Dümeni kırık sakin zaman sularının meyli muhabbete yudum yudum
Kıyılara kayalıklara fırtınası çarpıp vurdukça kaynayıp köpüren karayellerin
Kanaması hiç dinmeyen yarenlikte ten ve cana
Beyazı dalga dalga şubata boyuyorsa mavi çerçi
Kaynayıp püsküren çalkantılar ya senin dir, değilse aşkın
Isverenlerin patron kazanci
Iscilerinden ve calisanlarinin calinmis soyulmus gaspedilmis
Hakki hukukuyla orantilidir
Esit olmayan paylasim özüne ve esasina cullanip hükmederek
Semirdikce yaratiklasan cellatliga doyumsuz kanaatsizligi kilitlenip odaklanan
Yeryüzü cellatlarinin
Şubat serencesiyse
Buz sarkıtlarıyla kaplı damlar duvarlara yamaç
Kuru dallarda kuşlar varsa
Ve bestelenmemiş ıslıkları çalıyorsa rüzgar
Poster asmadan soğuğa
Koleksiyonculuk etmeden zamana
Şubat da biliyor
Takvim ve tarihin ucunu bucağını
Kaf dağının bittiği yerden
Köksüz dalsız kurak ağaçlar gibi
Tohumlandığı hayatın mevsimini meyveye durmuş bahardan bozarak
Çiçeklendiysen belli ki kızıl goncasın
Subat…
Kendi elinden tutarcasina duvarlara dogru eksik
Ki orkidem var diye sevinecegi tutsa, aklina serpilip dökülüyor bildigi ayaz
Tadi uzak ekinlerden kalma cerezler gibi kibrit havasi yanik
Cekilip dizine oturdugu penceresiz sedirden
Kavruk sohbetler ettigini düsünü subat olup Subat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!