Biliyordum ki topraga dokundugum tenim
Gözlerimi kundaginda actigim toprakti Mentese biliyordum
Ve biliyordum ki nere gitsem
Nerden gelsem nere gitsem
Dolunay vurgunlariyla karanlikkainati fenerleyen kandil ve yalniz yildiz
Aydedem güncicegim sümbülsofram navruzum biliyorum ki
Dagilmis sürü
Bozulmus söz
Coban cesmesi citlembik gomencik pircalik madimak sümbül süyem yazbahar
Kapilip gitmisse kimyasal kirliligin deterjanlarini islanmis arlanmistir küf
Agzinda nefesinde bir dünya cöplügü global maskara maymuncuk medya
Posetlenip dügümlenip eli kolu bagliliga kiralanmis kepceler gibi
Dedim ki ey zemheri zemheri
Saklambac seyrine gizliden sakin
Güz sayrisi agrilariyla göcen cigliklarin fellik feryadina dökülüp düsen gazelmis
Dul bir sonbahar solosuyla yalnizligin yamaclarini dalgalandiran damladan
Hic aklinda olmayan rüya aleminmis, ey zemheri zemheri…
Küskün havadislerle tomurcuk tüllendiren cagrilardan goncaliga girerek
Koynunda büyülü düsler saklarcasina ay savkiyan
Tülsüz perdesiz gecenin cildir cildiran gurbet illeri
Her büküste yürek sizlatan gardiyanlari sipsivri hancere keskinlesip
Gönlü hasret yanginlariyla ayaz agrimis bulutlu külleri
Sürgün sefillerde sessiz yankilar bulanan
Derinlerinden amansiz gök gürültüler yikinerek pusulasi belirsiz
Öyle her olur olmaza güler gülüşürse
Her kim ise kim,
Tıkırdar dizginsiz daıngırtılara kudurur kişner ortam, manyağa sararlar insanı
Aşırı hormonlaşma ve kimyasallaşma belagatının tam takır tehlikeli iş güçlerdir bunlar
Zararına yaşamaktan ibretlik ve cilissss
Hadi diyelim kirpinin tüyleri diken diken mızrakları vardı
Sefer sirasi hep hadi burdan gitmelerden öte
Sonsuzlugun esigini hep neresi burasi sormaktan yorgun saatin
Camdan disarda caddelere yagan yagmur isiklarda durmaksizin
Günsüz gölgesiz hem külde hem gülde solup giderken böylece güz
Dokunsan aglayacak dinmez sagnaklara
Galiba burdan sonrasi engir dagi ve bulutlu gökyüzü
Yuvarlak
Beyaz basli lambalar bagliydi
Tavandan
Orta yerde birkac Insan boyu
Kirmiziya boyanmis celikten carmih
Betonda cakili
Dut yemis bülbül ve daglara cicek salan kasirga
Bir kayik bir kürek bir dolu
Kayip giden yildizlardan aska yanmanin pusulasini sorarak
Geldim diyorsa günufkunda agaran safaklar jerem divani leyli
Giden iklim baharda
Gelincigin kozasindan kanayan
Parketmiş duraktaki ihtiyar kasabadır bazı zaman dünya
Bazı zaman beyazdır gece parlayıp sönen ışıklar altında
Ayın şavkında günün behrinde sen gibisine sevgili insandır
Dalıp baktığım her derinlikte seni sorar aradığımın
Eksiğime noksanıma ay dağ toprak yaprak çiçeklerle bardaktaki çayın
Fincandaki kahvenin
Dünya halidir bazan dolanir bazan döner
Nerde var nerde yoklara tutsup birden zamanin sarpa yüzü baharhazan
Yer harman rüzgar irgat daglar düzler akrep yelkovanlara tanik
Dogar insan dolunay gecesi karlibuzlu baharlikta kardelen
Yürüyüp yasar ömür isleyen saatiyle zerhos zemberege
Yoruldukca azalir gölgeleri kaplayip büyüyen cira




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!