Dudagina susuzluk degince destipinarin
Papatyalari daglara salip tellal eden mkeklik kuslaridir
Egilmis oraklarda ekin islemesine kosulu atlar ve gicirdayan kagnilar
Topragin besigidir savrulup sacilip elenmeye yazin
Salkimlarini üzümleyip asmalayan baglari bozarak ciglik cigliga
Bir dereden bir duldadan bir gölgeden bir günden
İnanılması zor ve güç
Herkesin elinde zihninde psiko manyaklıktan eskiyip kopan parçalarla yaşadıklarının
Teminatı ve tedariği kalabalık piyasa ihtiyacını karşılamaya kendini vitrinleyenler
Piyasa dolaşımına sürdüğü inanılması zor bela ve güç olan,
Kolayca kırılabilir uyarısıyla paketlenmiş insan hayatına pahalıya mal olan,
Naısıl desem
Burasi da bir baska bahar iste
Güz kavrugu
Sürgün savrugu
Dal kirigi cayir ve cicek solgunu
Yolda sokakta harda külde sagnak sagnaga güz
Harseyin evini bucagini barkini izini özünü sonundan baslayip
Kurdunu dökünmek mi…
Evet tam da oradan bütün buzullari eritmeye daha yok mu dercesine
Boynunda beyaz gerdan bahcesinde ihlamur
Istahi kabardiysa kendi bile kendini tutmaya gücü yetmeyen
Sokuldugu heryeri öyle kivrak oyunlara öyle bir bagliyordu ki
Baygin bir mum en son kendi kendine kiyan sarhoslukla
Yaylim yerlere sessizligin cigligi cökmüs
Sisli puslu dag yamaclarina eski izlerin yorgun arginlari yürümüs
Gelip giden hersey gibi
Bellim belirsiz karsi yamaclsarinda suyun topragin
Deprestikce icindeki derdini tirmanan yaralari günden nehardan
Muhtaca koymus sefil muhanet
Aciga cikarilmis
Üstüne ses ve kalem degmemis konulara girip cikarak
Her bosluga bir bir sürahi su ve gökyüzü
Damla damla bitecek nasil olsa bu sonsuzluk
Her sessizlige derinleri saklayip gömen mezarlik sessizligini hazirlayarak
Bir günlügüne magazadan emanet alinmis elbiseler gibi faturasindan okunan
Suskun yeller sürgün yokuslar
Kopar gider insan kirgin dalgalari hircin sulardan sormaya
Bagi bahar beldesi göc yapragi hozan
Sancisi tutmus nazik bir kozada kendini cicek edecek caglara serpilip
Sökülür yürüdükce mechulün izi boyu
Hanlara
Avuclarim
Alnimda terekli
Yabani kasirgalardan kacarak
Ve seren serpe dizginsiz
Yazerkeni deligün kollamaktayken avuclarim
Terim topraginda Irgat, günesin yorulduguna degen
Ne çok geldim geçtim
Buzlu nehirler boyunca kardan kıştan
Ve çatal yolları çayırlık çimenlikleri serin soğuk dereleri tepeleri
Çatılarında kızıl kiremit kırcı kırağısı ve ürkek serçeler
Ne çok vardım gittim
Alnında sonbahar olmuş bitkin yorgun pencerelerden
Hanyayi dünyayi
Bilmem cogu kere ahmak ababah yurduna koyulup
En siradanmis gibi sinip sokulan sakli gizlilikler kolayca aldatir beni
Cünkü anlamam alavareyi dalavereyi her selam vereni dost ahbap bilerek
Icinde ne vardir candan görünümlü iblisin
Niyeti nedir ahbap pozunda ahkam kesenin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!