Arka planı olmayan anımsamalardan
Sıçrama yapmış
Acının ve kahrın bütün renkleri ve tonlarıyla
Görmüyor muyum sanki ben neyin ne olduğunu
Duymuyor görmüyor muyum sanki ben
Sitemkarlığına müşteri
Perhizsiz
Sapa sağlam yüreğiyle
Gün doğmuşsa kaysı portakal karışımı ana kucaklarından
Her daldan bir çiçekliğin
Uzak dağları koynuna çalmış ve sanki
Yola ve dile gelmek için limitsiz
Soluksuza silgin
Nice hasreti silkelenmis gönül titreyislerini sazsiz sözlere baglayan
Kirik kehribar alacasi dikenbudak cimencik
Pespese siralanmis ve ayrilmadan evvelin durgun molasinin
Bilinmeze gecip giden kuslar sürüsüne yaklasip gelen uzakta
Kanatlarina tutunan parcali böklük bulutlar
Evvel sabahki yerinde durmuyor gün
Dolaniyor akrebin koynunda bal süzen baglari seyran ediyor devran
Cicek cagla bahce bostan
Safagin söküldügü sisli perdelerden tadi damaginda kalan sofralar kurarak
Geciyor gölgeler arasinda yagmur yel yazi ve yaban
Eskiyor iklimin ömrü agustos temmuz bahar…
Cafer vardi, esmer..
Her sinifi iki kere cift dikislerle kör topal
Tökezleye ziplaya
Biyiklari bile terlemisti, istiklal ilkokulunun avlusundaki
Akasyalar acinca ciceklerinin en uc dallarina kimse ellemesin uzanmasin diye
Tulumbadaki suyu baskasina pompalatarak iki ellerinin avuclari kadar
Ey sevgili gönlüm
Sen işini bilirsin ya
Eğer temennisi bize kalmışsa
Harmanından sevgi öğüten değirmenin
Sucu benim
Yağmurcu sen...
Garip saza dertli sırrını söylercesine
Dağına ıssızlığın rüzgarları esmiş, bağına güllerin dikeni
Ve bağrında bir tutam yitik seslerin sızısı gazelci gramafon
Yeter ki müşterek toprağa bağlandığı hayatta kalsın
Ektiği biçtiği nazlı ömrüne yetsin, canı sağ olsun
Eyvanda rüzgarın bulutun derken
Kalkıp giden öte zamana sürmeler çekmiş gözlerle yağmur
Kirpikleri aşka bulanmış boyanmış bulutlardan yavridir nenni
Sorma gitsin sen kim kalbim kim çiçek kim bahar nerden nere
Bir kere yanmışsan en baştan,
.. dağların burcu yolların harcı hayal hasretin derdi
Seni aradığım bende buldum diyebilmenin sürgün sualine hatrı belaya
Efil küfül
Suya süzülüp inen hasret kuslari gibi
Anneme yagip inecek bu yagmurlar salkimlarca sagnaktan
Cagir gelsin benim diyen gün isiklarini kirec duvarlarda perde perdeye
Inceldikce ilmekleri dönen cikriklar örgüsünü her cilede armagan
Cagir gelsin topraga yamac sur hisarlar zaman yokusuna yürüsün
Kasabanın...
Mal pazarı tarafından şafak sökümü acı poyraz
İlle de sana ayak uyduracağım diyor..Biliyor ya..!
Aklı azıcık tipiye çavgınım
Biliyor ya, eser yağarım bazan yağmur bile şaşırır
Kopmuş kızılca kıyametleri nasıl kulaçlaya kuşata




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!