Korna sancılarıyla böğrüşmekte kara düzen
Borsa kara, can tatlı,
Karanlık işlerle akçelerini aklayan lisansıyla
Yüz kızartıcı ahlakını iplik iplik
Pazara çıkartmış çok çok olsa gri
Çok çok öpülse yüzü gözü bulaşık morcana
Icinde kivrandigi sessizlikleri kavurup katlamaya
Yok yere durmus gibi saat, agulu akreplerde dönen dolanan
Bu yükseldikce cigligi bilinmezin keskin sarpalarina büyüyen hisari
Katlanmis burusmus bütün sesleri dösüne calip bagrina basmis gibi agir
Saplandigi yerden gidecek hicbiryeri yokmuscasina yaralidan betere
Zorlu yokuslarla ulanmis iplikler kopuyor üzülmenin
Kötü olsa gerek
Haddi sınırı herbir ölçekli kapsamların dışına taşarcasına
Kötü...
Öldürücü korkunun korkuncu felaketlerle kanı donmuş tutuklarda
Heran başa nükleer püskürtecek olan bela ile yatıp kalkarak
Ve gıdım yudum zehrinden sofralanarak
Bu kara kurdeleli yapışkan kamuflajda
Her yerini herkese gösteren tutkallarla kendi bölüşenlerine ayırışmış simsiyahlık
Hayal kırıklıklarının ham maddesinden harmanlanmış yokluk yitikliğini ayıklıyor
Ortaklaşa kazanılan tüm sosyal zenginliklerini azaltmaktaysa hayat,
Sürüncemedeki yağma ganimetini kesintilere uğratanlar sermayedarlanır ki…
Salya sümüğü birbirine karışmış olup herkesin elinde kendinden arta kalan zararına ziyan poşet
Karakutusu kayıp türbülansların demir uçurtmalarıyla kanıksanması gaspedilen
Feza dersi saati çok savaşlar ortası olimpik kozmik kapıp koşturan
Fethulun...
Failin meçhulun ve-failin failatihüüü fetttul
Divan pençe pervari şiddetli depremsel ve artçılarını müjdelercesine
Recebül fıttıkın...fethul
Her inanan numaracı
Yalan ve hususiye çalışan motoriğin dolmuşuna binik taksi taksisi
Yüksek minare gölgelerinde hırsızlayacaklarına gece gündüz don,
Pijama,
Türlü surattan maskeler fisdanlayarak obur ziyafetlere
İncilden inciler yolup..
Büyük binalar büyük gemile büyük ağaçlar
Seyrekliği tek tük
Ve sıklığı tuz buz
İniş yokuşlu hayatın uçakla konacak yerleri vardır fakat otobüsle yahut yayan yapıldak gidilmeyecek uçurumları
Yoksa feci radarlara yakalanır ey buralar neresidir çığlıklarıyla yazı turaya zurna zortlaktan pişti
Acaiplik numarası yapma derdiyle fena
Al birini
İster böl çarp topla
İster çıkart vur ötekine, hepsi hepsinin aynısı
Döşenmiş
Kaplanmış
Yontulmuş
ARİSTOKRASİ, düşünceyi karanlığın içinden dolandırarak felsefenin seçkinler zümresine hizmet garantisi ve ganimeti olarak kendi adıyla tekelleşmesinde pay sahibi ARİTO’ nun “her şey kendini yeniden doğurur ve çoğaltır “ diye savunduğu deney, bilimsellik, kıyaslama,sorgulama ve gözlem dışı Dogma mantığıyla savunduğu iddasından üreyip türeyen değişmezlik ve durağanlık ilkesine kökten bağlıydı….
Evet yani, ARİSTOKRASİ, düşünceyi karanlığın içinden dolandırarak felsefenin seçkinler zümresine hizmet garantisi ve sabit ganimeti olarak kendi adıyla markalaştıran ARİTO’ nun “her şey kısır döngüdeki kendine yeniden doğurur ve çoğaltır “ diye savunduğu, deney, keşif, araştırma, tanımlama, anlama, bilimsellik, kıyaslama,sorgulama ve gözlem dışı Dogma mantığıyla devletsizleşmeyi ve kimliksizliği savunduğu iddasından üreyip türeyen değişmezlik ve durağanlık ilkesine kökten bağlıydı….
Böyle olduğundan dolayı düşünce ilminin daha saygın, nitelikli, özgür, özgüvenli, gelişmiş, huzurlu, anlamlı, kültürlü, bilgili akıllı, vicdanlı hayatı ve insanlığı özümseyip kavramada felsefenin Aydınlanma Çağı’ na büyüyüp yetişinceye kadarki süreçlerin ilk ve emekleyen adımları olan dünyayı olayları insanı ve insan ilişkilerini tanımlamadaki gerçek hayattan uzak soyut İDEA’ larla ( ruh alemiyle) erdemli insan ve İDEAL toplum yaratma fikrinin baş mimarları olan Sokrates ve Platon’ dan akıl fikir bazında devre mülk devşirmeliği olan Aristo, “ kainatta hiç bir şey değişmez, zaman ve mekan kavramı nasıl yaratılmışsa öylece durağandır, toplum hiyerarşisindeyse erdemli olanlarsa yaşamın her hakkını yöneten yapan ve denetleyen üstün imtiyazlı etkin ve seçkin olanlardır, erdemli olmayanlarsa seçkinlerin yönetimine uymakla ancak saygınlığını ve yaşama hakkını kazanabilecek alt zümre tebalarıdır” diye Ortaçağ dahil binyıllarca gelmiş geçmiş dünya ve insanlık tarihine damga vuran akıl fikir ve mantık yürüttü.
Yalan
Yapay
ve yapmacık yıldızları yalayarak öğün kotaran çanakçılığa
Hususi kimyası dekorlanmış hormonilerlerle beslenmiş büyümüş züppecilik
Birini diğerinden kopyalayarak çoğalttığı şıllık- zibidiciklerle
Gün ışınımından gece sökümüne kadar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!