Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Aristoteles salt ve soyut “ yağmur yağıyorsa hava bulutludur” gibi mantık önermeleriyle var olan bir şeyin hiç bir zaman değişmeyeceğinin DOGMA’ larını savunur. Ona göre ideal insan ve erdemli topluma ulaşmak için üst yapının yani idealar topluluğunun (ruhlar aleminin) belirlediği değişmez kurallara uymaktan geçer. Bu yüzden bir şey doğuştan ne ise sonsuza kadar odur. Yaşamsal ilişkileri belirlenede üst yapı ( idealizmin sultası ) yani hisler istekler arzular duygular dürtüler duyumlar beklentiler belirleyicidir. Bireyler olgular olaylar toplumlar varlıklar ve sonsuz evren kesin durağan donuk ve sabit değişmez kaideler üzerine kuruludur. Her şey ideal gerçeklerin soyut yansımasıdır ve oradan yönetilen bizim sınırlı hayatımız ve algılama gücümüz asla idealar katına ( ruhlar aleminin kaynağına ) ulaşıp erişmeye yetmez. Bu sebeple doğuştan varlıklı ve zengin hep hali vakti değişmez zengindir, değişmez kaderiyle fakirse hep fakir. Zümreciliği savunur ve her türlü soygunu vurgunu adaletsizliği sömürüyü hiyerarşiyi doğası gereğince olağan sayar. Her türlü çağ dışılığı yöneten yapan ve yönlendiren dogmaları dayatan sabit fikirli ARİSTOKRASi kavramı özü aslı esasıyla buradan gelmektedir .

Hegel Diyalektiği’yse ‘ nesnel yaşamı belirleyen duygu düşüncelerimiz olmasına rağmen her şey değilir ve dönüşür’ diyerek Aritoteles soyut mantıklı ideal dogmacılığına kafa tutar.
Feuerbach ise düşüncelerimizi, yani üst nicel yapıyo belirleyen ve besleyen etkenin nesnel somut ve nitel varlıklar ve olaylar olduğunu, yani manayı anlamlandıran şeyin Maddesel somut gerçeklikler olduğunu savunur.

Diyalektik Materyalizm’se Hegel’in diyalektik kuramıyla Feuerbach’ın Materyalizm felsefi düşüncesini birleştirerek yaşamın duygunun düşüncenin belirleyici etkeninde çıkar ve üretim ilişkisinin belirleyici olduğu, emek sermaye çatışması ve çelişkisiyle belirlenen bu ilişkide hiç bir şeyin durağan sabit doğma olmadığını, sebep sonuç arasında tüm olup bitenlere dair akıl fikir mantık deneyim ve gözlemlerle insanın toplumların sistemlerin yazgıların dayatmaların olguların ve okayların değişebilirliğini savunur. Bu yüzden Aristo@ nun sabit, ön yargılı peşin hükümlü hiç değişmez ve dogmacı idealist fikirliliğine karşı çıkarak üretim ilişkilerinin tüm hayatı ( yani duygu düşüncelerimizi Maddi somutluktan edindiğimiz huzuru refahı eğitimi sanatı gelişimi kalkınmayı da maddi çıkar ve fayda esasına dayakı ilişkilerimizin belirlediği ) belirlediğinin; ve maddi somut gerçekliğe dayalı bilimselliği esas aldıkça insan ufkunun ulaşılmaz erişilmez sonsuz sınırsız sanılan her şeyin bilşnmeyenlerine açıklayabileceğiyle beraber insanın evrene yabancılaşma duygusunu yenip özgüven artıracağını ve çıkarları hiç bir zaman uzlaşmayan sınıfsal çatışmada sömürenlere ve ezenlere karşı yaşam kavgasını verenlerin dayatılmış her türlü soygun sönürü kaderciliğini kökten değiştireceğini savunur.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hak…
Hem gitar hem davul hem darbuka hem cura
Insan güzeline senfonisini kendi gönlünde yasamak kadar özbeöz esasa tayin
Hic bir kimsenin keyfine buyruk ezilmis bozulmuslarina aciyip sancimadan
Sönmeden
Büzülmeden

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Herkesin geldiği yollardan vardım geldim ben dünyaya
Türk gibi değil,
Türk olarak ve tam da kendisi
Herkesin bildiği yollardan suyunu içtim,
Rızasını aldım kıblesinde aşkın tıoprağının
Ne kimsenin malında gözüm

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Baska bilir güvenir yasar ve inaniriz biz musayi isayi muhammedi
Haaaak haaak hak diye diye
Senin keyfine rica minnet mahrum olmadan, ki sen..
Sattikca ülkeyi devleti milleti kotardigin hainlik komisyon kontenjanlarini
Yeni dünya düzeneginin pen silvalyanik etodunda metodunda
Kimbilir kac bir yagmuru ezani sahtekarliginin cesidi ve kumanyasi sayan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hak ve liyakat gözetilmezse eger
Dengesini yitirir dünya, insansa yolunu yönünü islevini
Hak ve liyakat gözetilmezse oldugu yerde sapitir saplanir kalir zaman
Hem dünden hem yarindan,
Emekten hatirdan itibardan kaliteden düser bozulur
Ne düsünmenin bir anlami kalir, ne sevinmenin heyecani ne sanatin onuru

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bütün sesleri makinelestiren eko cihazlar gibi
Cöplügün yan ve yikik duvarinda dolanip dönüyor mavi bisiklet
Cocuklar bilip bilmedigi viran karma karisikliklarinin ucundan ortasindan
Dogup öldügünü bile hatirlamiyor ne takvim ne tarih
Sadece yalanci mumlarin üfür deyince kendiliginden söndügü
Kokusmus cürümüs ezberlerle dogum günlerine ustura cilalayip nesterlik ettigi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hal böyle olunca
Buyruk kaide kural tavsiye tembih ve tüm diğer danışarak konuşan görüşen düşünen davranan
Yerli yerinde oturmuş yerleşmiş ortak faydayı üretip paylaşmaya sosyal siyasal ekonomik
Toplumsal çevrim çarkının ihtiyacı gereği kuzumu hayatidir
Ve bütün sarsan yıkan hasarları gedikleri sorunları dertleri belaları her türlü açmazlarıyla
Çözümleyerek hali yoluna koyan aklın fikrin vicdanın sorumluluğun ve inancın sağlam güvencesi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Seni görende
Evinde yangın var zanneder
Kendimi onda unutmuş olduğum
Kalbim seni
Halbu ki
Kim ne bilsin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ay tutulmalarına nefes aralığı kadar yakın
Soğuk ve serin ormanların çamlıcalar hikayesiyle koryangınları alaflı
Ilık rüzgarların seslendiği fısıltılarmış gizlicede kalbi konaklanan şehir
Ayazı sırtlanmış kervanlarla yol tutarmış ışıktan şafaktan yaylı kemanlarla katarlı
Üstte trenler geçermiş demir devranından köprülerin başını tutarak
Derin derelerde nehirler akıp gidermiş deli...hem de ne deli...

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gittim
Ne kadar hozan bozdum,
Hangi çağladan
Hangi baharlara açtım..?
Bilemem gayrı hangi güzü hangi yokuşlarla
Gece ve gündüz

Devamını Oku