Chilhanede sessiz bir akşamüstü
Herkes
Kısa filitreli mesken mozaik
Akrep nalan tüdenya kısa filitrecisi
Ve özcannalişan mahsun mahmut küçüklü büyüklü ibo ceylo uzun çalarından
Değilse bile
Herhangi bir aksam sokaginda bagsiz dizginsiz
Karanliga düzensiz araliklarla adini sonumu getiremeyen dalginlik
Suyun akip gittigi yeri dinliyor
Bulmaya calistigi adreste dagildigi yerleri toplamaya
Ve camdan arnavut kaldirimli ara sokaklara
Daha sonra da öteki caddelere seyrek kadin ayak sesleriyle
Soguk mandallara asili
Camasir ipinde gün parlakliklari, tavanda izleri örümcegin
Agacsiz bahcesiz devri dört köseli demir duvarin
Kulpu kopmus bir okul cantasinin yaninda atlet kilot cercevesiz resim
Bundan baska neyim varsa uctu buhar oldu titreyislerine sarilip susan sessizlik
Kapiyi bir bulabilse süpürge de oralarda bir yerde olacakti diyecek..
Ne hayaletleri ne kendileri
Yan komşusunda kim var kim yok demeye kalmadan sessizliğin
Bahçe duvarına çoktan kış güneşi doğmuş donanmışken kapsülünden fırlamış fişek gibisi
Adımını attığında
Saatin seyir yolunu bilip bilmeksizin kimsesizlik kabukları altından sızarak
Elektriğin kafasını matrağa sarmış
Kırık kanatlı hangi kuşun
İlla illa kırlangıçlardan göçmen olduğu
Bir dahasına dönüşünde belki yıkık duvarlara iklim
Viran konduracağı meçhulünü bilmeden
Varsa yoksa bir tutam sağ çıkacağına kalbini
Vadesiz nöbetlerde tutan yetim bir umutsun işte
Tek başına ve bir sürü
Ayrılırken yüze dökülüp düşen damlalar kadar uzak ve soğuk
Herkes kendi dışında bir yabancı gölgeyi izler kovalaşır gibi yorgunluğu yolculuğuna galu bela iken
Kendi gözünden bile düşmüş kantinlerce dünya bir salonda ortalıktaki dönen dolaşanların vebali garson rüzgara
Bir yol sevkiyatıymış, bütün çevirmelerini çukur tümseklerden mart nisan civarında sürükleyio dolaştırmaktayken
Gökyüzü süslenmişsin, güneş giyinmişsin, su gibi çıralarca yanmış tütmüşsün, hasretin yüksek katından
Uçkur kopuk
Don düşük
Paçada bağırda yağmur çamur
Dalına kuşlar konmaya yakın gün doğdukça ve güneş sardıkça çağladan kayısılara engir bağları
Bir ıslık tutar götürür pür nefesten çala çığıra ırmak kenarı bahçelerini nohut tarlaları
Kol başında su suvarırken günün ağır gölgeleri akşama eğilir uzar, tozlu yollar boyu sararmış otlar arasında sürüyle bıldırcın
Etrafi ne kadr kirli ve daginik birakirsa kendini hayatinin en kazanclisi cikarmaya akil fikir yol niyet ve kisilik bozmak gibi, özgürlükten bahsediyor adam-kadin , amma var gör ki yasadigi hayatin her yerini yalan talan yanlis ve yikimlarla ceki sürükleyen son tahlilde, orda varsa ve yasatldigi hayatin yükünü faturasini omuzlamissa ucundan kenarindan herkes ayni batakligin artik toplayanidir ve ickimsenin dogrularda kalan temiz hali zamani yoktur.Gün boyu özgürlükten hak hukuk anat kültürden bahseder, amma kendine dolgulanan akil fikir ve tüm davranis bozuklugunun güdümlü kölesi yahut kutuplasmis enayi marabasi olarak sürünüp sürüklenen hayatini idame etme kul ve kölesidir.
`Kalkin toparlanin topyekün sökülüp siyrilip gidiyoruz; veya dökülün dagilin sizi bize buldurmayacak ve bildirmeyecek yere kadar susup küsüp paydos ediyoruz hasbihali ve hayati ` diyen zonklayan ve zongurdayan cigliklari kopunca etraf civarin, yildizlar toplulugu icinde süzülüp salinan dünyayi insan namina sirri ilkesiyle gün yüzüne ve yagmur kar güneslerin yamacina hakkiyla hususuyla cikarmak duyurmak kazandirmak bulmaksa eger gayede arzuda kendi degerinden yasamak, kutuplastirilarak kullanisli SALAGA konulan ahmaklik yerinden dirilip özgür irade varligina sarilarak, TARAFIM dedigi ve inancini güvencini umudunu sevincini itibarini vakfettigi Siyasi Sow Garsonluk sahtekarliginin yakasina yapisip hesaba cekerek Dogru-Dürüst`lüge dair iyilesme onarma sagiltma ve düzeltme cabalari inanilir samimiyette karsilik degesini bulur ancak .
Cünkü yokluga ve yoksulluga ne kadar haciz borclu bagimliysa, oraya korku ürkü cekinge endise kaygi güvensizlik ve caresizlik gibilerele sarmal saran kusatmayi ve bagimliligi kolayca kandirip kullanmanin Suistismari basit ve zahmetsizdir her zaman. Bu yüzden önce tarafim dediginin yamacina dikilip soran ve sorgulayan haysiyetli hassasiyetlilikle, korkusuzca hesaplasmaya baslayarak tepkisi itirazi özgün kisiligine ait gercekligin ortaya koydugu duyarli kisilikli tavirla ancak, sahtekarligin bozdugu toplum düzenini, ülke huzurunu, dünya hayatini hal carelere kavusturmak mümkündür. Istisnasiz neredeyse tüm dünyada Serbest Pazar Piyasaciligi haramiligi küreselciliginden baskalarina bagimliligi nipetinde ve toplumunun dayanabilecegi kirilgan reflekslerine göre nabiz yoklayarak, devreye konup islerlik kazandirilan bu istismar degisen oranlarda vardir ve mevcuttur.
Kırk yediyi bulmuş yuro
İngilizinki ellibeşi geçmiş
Kırkın tavanını delmiş silkelemiş damperli viskili kumarlaşmanın amerikan doları
Kırk yedi kere fakirleştiği değerden daha çoğunu kaybederek ekonomik siyasi ve her bakımdan
Kır yedi kere yanmış yağmalanmış
Ayar düzeni istikrarı bozulmuş
Bir avuç kuru üzüme
Bir tutam sevgi saygı ilgi itibar ve sorumluluk
Yok artık böyle bir dünya, bir litre gaz yağına yarım urupla buğday..
Ya da bir şinik una fistanlık kumaş yahut işlik bezi veya ayna tarak ve cımbız
Geçti insanlığın devri, kalbi yok artık aklın fikrin vicdanın udun ve ihtiyatın, kırk yediyi bulmuş yuro..
Her saniyesi etiketi değişen fiyatlandırmalar gibi can pazarındaki ortalığı tozu dumana katmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!