Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Nasil söylerim ki ben simdi
Gece zindan olmasa karanligin gardiyan kesildigini nasil derim
Cocukluk kadar uzak damlardaki dolunayi
Gün dogumlarina sabahin körü düsmüs ala safaklar sökerek
Yapragi dala dali agaca
Agaci koruluklara dogru sürükleyip götüren

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Erik dallari beyaz cicek kuslardan bülbül sesi kanaryalar soguksu dereleriydi. Bal özünden lebi sekere dösü bagri ask esip tüten daglarin tertemiz havasi suyu rüzgariyla günlük güneslik yunmus arinmis sarhoslugun yetkin armutlari sabahin serin sularina dökülür düserdi. Kizilirmaga dogru akip giden aklin sazini Agustos böcekleriyle cala söyleye kim nerden bilirdi ki, birgün olacak da kuruyup köksüz kalacak daglar baglar köyler ve insanlar. Agidini kendi kendine yakarak sudan sesten kustan izden ve insandan KIZILIRMAK; yikik setenin ezan sesine yakin yol kenari hikayesi gibi ,ne hedik cagini dogup yasayacakti bugday, ne lapa lapa yagdikca cocuklugunu kucaklayasi gelen insan sarhos birhos hayal meyali. Ey dünyanin delisi ne durursun vakit sende cocukluktan kalma yaz idi , kar yagmakta icin disin, yikinip yürümene ne kaldi cinlayip duran kalbim ve zemherinin bu vakti, dere tepe düze giydim bile gocugu potini . Coktaaan yüzüme yöreme yagan karlarla günün sevincini sarhosa sarip, dügün bayram dönen yanmalara lades tutustum.

Aralik / 20

Devamını Oku
Seyfi Karaca


Sondan basa dogru yitik bir hikayenin yolsuz pusulasiz ihtaca koyan her yerinde kendine Mobese kameralariyla hayati tel örgülenmis insana, ne kadar kör ve kötürüm olduguna dair ve ne kadar kötü niyetli yönetildigine sabit seyyar herkesi icine alarak heryeri en görünmez halden bile tüm korku ve sucluluk duygusunu bastiran topyekün gözlem evi gözetim kuleli.

Böyle bir arizada hele de tüm ilgi itibar yakinlik sevgi saygi tenesiri dürülmüs iskelet dolasimli ceset ziyaretlerle, öldügünden cok kahir kibir lanet tasiyici salgin ve balalara bulasmaktan kendini alamayan tek tip insanlama modeli, gittigi her adimda insanligini degil evini arabasini tekeke ceyizini dekorunu hormonlu vücüdünü ve fenni model cerrahi müdahaleli cins ve cihazini alem edip konusuz komsusuz gözetim kuleli tutsakligin herseyi her yerden bilinip görünmeye gönüllüce kul köleyse, sondan basa sarip döner pilak…` kara bahtim kem talihim, tasa bassam iz olur . Ben felege neyledim ki kirdi kolum kanadim yaz günlerim kis olur, Basim bir Erciyes dagidir suya düssem Agustos ayinda balta kesmez kesmez buz olur..` tükenmis pilden eski bataryalardan.

Hep yolcuya hazir binek tasinda bekleyip durdugu dünyayi duvarlar dibinden kapilar önünden sögüt dallarindaki kus cigliklariyla suyun sesine pinarin akisina calip cigristigi sazlarla mutlulugun türküsünü kanatlanip ucusurken, Biber Hasan, iki dudak arasi yan tüten cuvarasinin efkariyla etraf olmus dünya bir ahaliyi cekip basina toplayarak tabakasini yogurttan pilavdan ve baglar beldesi üzümlerin cumbul budak türlü türlüsünü topraga serili mindere koyup, gölgeleri birbiri sirasinca dizili agacin gövdesine halkalanmis atlar esekler eyerli eyersiz demeden, ellerinde civi cekic toynak yontar nal söker sökülen eskinin yerine yenisini mihlarken , yarenlige muhabbet eder eylerdi dili dudaginin bosta kalan sözden sohbetinden.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Zamani yoklugun icinde ezip eriten
Büyük saatlere yaslaniyor duvarlar, celsede tutuklu hüznün
Sürekli yenilmeyi ve yenilenmeyi marifete istiraken
Yipranip yorulmus bir ögle vakti gibi donuk
Ve kalabalik
…ciglik ciplak

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Söförmahalli kamyon frensiz
Bos kovanlarda sayisiz ölü ve kulplu cendere
Cöp ve ölü vaziyetler topluyor sabah sabah
Köprü
Körpe
Köpük

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Karakutusu kayıp türbülansların demir uçurtmalarıyla kanıksanması gaspedilen
Feza dersi saati çok savaşlar ortası olimpik kozmik kapıp koşturan
Fethulun...
Failin meçhulun ve-failin failatihüüü fetttul
Divan pençe pervari şiddetli depremsel ve artçılarını müjdelercesine
Recebül fıttıkın...fethul

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Her inanan numaracı
Yalan ve hususiye çalışan motoriğin dolmuşuna binik taksi taksisi
Yüksek minare gölgelerinde hırsızlayacaklarına gece gündüz don,
Pijama,
Türlü surattan maskeler fisdanlayarak obur ziyafetlere
İncilden inciler yolup..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Büyük binalar büyük gemile büyük ağaçlar
Seyrekliği tek tük
Ve sıklığı tuz buz
İniş yokuşlu hayatın uçakla konacak yerleri vardır fakat otobüsle yahut yayan yapıldak gidilmeyecek uçurumları
Yoksa feci radarlara yakalanır ey buralar neresidir çığlıklarıyla yazı turaya zurna zortlaktan pişti
Acaiplik numarası yapma derdiyle fena

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Al birini
İster böl çarp topla
İster çıkart vur ötekine, hepsi hepsinin aynısı
Döşenmiş
Kaplanmış
Yontulmuş

Devamını Oku
Seyfi Karaca

ARİSTOKRASİ, düşünceyi karanlığın içinden dolandırarak felsefenin seçkinler zümresine hizmet garantisi ve ganimeti olarak kendi adıyla tekelleşmesinde pay sahibi ARİTO’ nun “her şey kendini yeniden doğurur ve çoğaltır “ diye savunduğu deney, bilimsellik, kıyaslama,sorgulama ve gözlem dışı Dogma mantığıyla savunduğu iddasından üreyip türeyen değişmezlik ve durağanlık ilkesine kökten bağlıydı….

Evet yani, ARİSTOKRASİ, düşünceyi karanlığın içinden dolandırarak felsefenin seçkinler zümresine hizmet garantisi ve sabit ganimeti olarak kendi adıyla markalaştıran ARİTO’ nun “her şey kısır döngüdeki kendine yeniden doğurur ve çoğaltır “ diye savunduğu, deney, keşif, araştırma, tanımlama, anlama, bilimsellik, kıyaslama,sorgulama ve gözlem dışı Dogma mantığıyla devletsizleşmeyi ve kimliksizliği savunduğu iddasından üreyip türeyen değişmezlik ve durağanlık ilkesine kökten bağlıydı….

Böyle olduğundan dolayı düşünce ilminin daha saygın, nitelikli, özgür, özgüvenli, gelişmiş, huzurlu, anlamlı, kültürlü, bilgili akıllı, vicdanlı hayatı ve insanlığı özümseyip kavramada felsefenin Aydınlanma Çağı’ na büyüyüp yetişinceye kadarki süreçlerin ilk ve emekleyen adımları olan dünyayı olayları insanı ve insan ilişkilerini tanımlamadaki gerçek hayattan uzak soyut İDEA’ larla ( ruh alemiyle) erdemli insan ve İDEAL toplum yaratma fikrinin baş mimarları olan Sokrates ve Platon’ dan akıl fikir bazında devre mülk devşirmeliği olan Aristo, “ kainatta hiç bir şey değişmez, zaman ve mekan kavramı nasıl yaratılmışsa öylece durağandır, toplum hiyerarşisindeyse erdemli olanlarsa yaşamın her hakkını yöneten yapan ve denetleyen üstün imtiyazlı etkin ve seçkin olanlardır, erdemli olmayanlarsa seçkinlerin yönetimine uymakla ancak saygınlığını ve yaşama hakkını kazanabilecek alt zümre tebalarıdır” diye Ortaçağ dahil binyıllarca gelmiş geçmiş dünya ve insanlık tarihine damga vuran akıl fikir ve mantık yürüttü.

Devamını Oku