Bunca hinin hainin züppenin ve zügürtün
Insan aklini ashlaksiz fikirsiz inancsiz itibarsizliklarla övünce talim terbiyeledigi
Zikkimin tayini olsa gerektir bezginlik bikkinlik bunaklik sus pus ören veran
Aclik yoksulluklarla hayat topragi ekilip bicilen yillar yilliginda
Kan
Zulüm
Köylü milletin efendisidir derken sevgili Atatürk
Haybiyeden haramdan yiyip vurgun talanlarla gecinip kokusan cürüyen
Bitis cöküs imar mimarligina özel ve mahsus
Hayli servet ganimet düskünü bezirganlikla kendi cikarini ülke cikarindan
Kat be kat vazgecilmesiz üstün tutan
Hainligin
Muttalip de ölecek murtaza da
Hüsnü mürsel zekiye cevat emel figen salami suphi…
Öldükleri gibi ümmügülsüm de ölecek fuat da ölecek Atatürk de
Fakat insanin hukuka
Sevgiye
Özgürlüge
Sevgili abim..
Merhametin sevgiyle dogup büyüdügü yigitligi özü ve sözü bilen
Adaletten özgürlükten sorumluluktan baska hicbir yere sigamayip
Aklin ve vicdanin taniklik ettigi soyunu kökünü hakkin hukukuyla özümseyip benimseyen
Tohumun toprakla kucaklasmasi gibi günlük güneslik bahtiyarliginda rüzgar yagmur
Gecmisini yitirmeden gelecege giden kararli yollarin tertemiz zihnindeki
Kavaklar da güzel selviler salınan
Söğütler de güzel salkım saçak ve salıncak
Kumsalda kırmızı terliklerini eline almış azgın dalgaların kalbini kucağını yokluyor, sarışın kadın da güzel
Sağı solu pilaj kumanyasıyla donanmış ve Sejlongta okuduğu kitaba dalmış
Pembeli kız da bitmek bilmeyen yazın güze kaçıp vardığından habersiz , güzel mi güzel
Atatürkün olduğu yer hepsiyle beraber güzel dağlarıyla koylarıyla kumsallarıyla kıraçlarıyla
Atatürkü olmayan,
Olani ne bilsin, kimdir ne hürmet ve hikmet…?
Hikmetinen hürmeti bilmeyen sevgiliyi ne bilsin
Sevmeyi bilmeyen bugdayi ne bilsin, topragi ne bilsin, gelincigi ne bilsin kumruyu nasil..
Atatürkü olmayan insanligi ne bilsin,
Özgürlügün devletin milletin askin sayginin yeryüzü hayatinin..
Fed faiz artirmis cil cil dolara
Geri dön cagrisiyla kimyong dürbün bakisindan simdilik sukut olarak
Basta katillik uzmani azgin Haspel
Ayni katilligin Pompey kolbasi söküm yerine saplandirilip civata edilerek
Dünyayi kiran kirana bir yerlere cekip cogaltiyorlar besbelli ki…
Saklamaya gerek bile görmüyorlar cellat döndükleri tur etrafin
Sıralı konaklarda sandığı çeyizsiz
O dağların seyreden bağından gözleri çiçeğe açılan güldeste
Süyemlenir de çağından, buralarda tellere dallara sarılıp sarınarak
Kalbim kıldan incedir gerdan olsun diye boybuna
Han da, can da, nasıl beni perdeleri yolunmuş sökülmüş sızılara
Zaten meskensizim zaten asırlardan öte zamansız
Kirmizibeyaz halkali sekerler kavanozdaki cocuksu
Sevinmeden sevmeye yarin kendi dükkanci olacak misketperverlik
Atölye söminede anne kucagi usul usul sayarak
Günü yaslanmis basiyla avaresini egleyen
Göcecek kis manzarasi güneye
Yüregi yaren kuslarla
Avlusu devri dünyasi dayali dösengeli
Ezel ezeliden beri yazisi görgüsü serpildikce büyüyen bahar bahcedir
Insan dogumlu topraksa kimi ciy kimi cali kimi koza kimi cayircimen
Dertlendikce kendi hakkinda sessiz sagnaga susmaz dinmez sohbete
Daglar hasretlikledir yol yolcuyla avara hasbihal…
Sefil kapinin gam köskünü bakip gecen misafirince konar göcerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!