ulan agop.
şu dünyanın en büyük günahı
adam öldürmek değilmiş meğer.
bir insanın içine umut koyup
sonra çekip gitmekmiş.
herkesi sevdi o.
köşe başındaki simitçiyi,
sokaktaki kediyi,
yağmur sonrası toprağı bile sevdi de
bir beni sevemedi be agop.
ben de oturup düşündüm geceler boyu.
rakıyı koydum önüme,
dumanı çektim içime,
kendimi didik didik ettim.
dedim ki
saçım mı çirkindi ulan?
sesim mi fazla kırgındı?
bakışım mı ağır geldi buna?
sonra aynaya baktım agop.
ayna bile yüzüme acıyarak baktı.
insan,
bir başkasının gidişini
kendine hakaret sayar mı be?
sayarmış.
hele bir de
sevmiş gibi yapıldıysa.
işte o zaman
adam kendi göğsünde
mezar kazıyor.
bak agop,
gerçek seven insan gitmez demiyorum ben.
herkes gider.
babalar gider,
anneler gider,
dostlar gider,
hatta insan bazen
kendini bile bırakıp gider.
ama seven insan
arkasında enkaz bırakmaz be.
bu neydi şimdi?
sevgi mi?
heves mi?
yoksa can sıkıntısına
beni omuz yapan bir vicdansızlık mı?
kalkıp da soramadım işte.
niye sevmiş gibi yaptın? diyemedim.
çünkü bazı sorular vardır agop.
cevabı duyulursa
adamı yaşatmaz.
ben onun gözlerine
ev sandım kendimi.
meğer yağmurdan kaçarken
uğradığı bir saçakmışım.
bir insanın yüzüne bakıp
geleceğini hayal etmek ne fena şeymiş.
hele bir de
o insan giderken
arkasına bile dönmediyse.
ulan agop,
şimdi herkes diyor ki.
boş ver.
neyi boş vereyim be?
bir insanın içinden
bir insanı söküp atmak
tırnakla kaburga kırmak gibi bir şey.
bak yine gece oldu.
masa kirli,
şehir sessiz,
içimde hala onun yarım bıraktığı cümleler.
ve ben hala
kendime şu soruyu soruyorum.
insan
kendini bu kadar kırar mı be agop.
sırf biri gitti diye
kendinden vazgeçer mi?..
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 24.05.2026 15:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!