Hangi gelişmiş ülke ne ile sorunsuz yaşıyormuş?
Her toplumuna bir adil eşitlik dönemi mi yaşamış?
Niye birkaç parçaya bölmeye kalkışmıyor vatandaş?
Yurttaşlık bir ülkede nasıl anlaşılıyor sanılırmış…
Siz bunu Kürt’e sorun, o bunu biliyor:
Ülke içi ve/ya dışı görevli kişilere
Kişi olarak, ulus çıkarları ön planda
Tek olanak kamu olarak, yanlışlar da yapsa
Görevine saygınlığımızdır kullanabileceğimiz
Bilmezler mi ki, görevleri de bitecek
Halktan konuştuğu zaman ve kesinlikle
Meyveli ağacı taşlarlar
Düşen meyvesini hem tutarlar
Maşa varken elini ateşe sokmaya
Mercimeği yan yuvarlamazlar da
Şap ile şeker bir değil bilmez misin?
fütursuzluk susuldukça ilerler bu mantar
hastalık olur kana bulaşan...
nasıl olsa bir söyler, iki söyler unutur gider
unutmasa da yorulur düşer diyorlar kendince...
söylerken bir abartıdır, nedeeeen? diye
bağırmaya değmez zahmet etmeye
bağımsızlık kazanı, düşün kazanı pişkinliği
bu kazanda ne pişer, pişirilecek, pişti
hem buna hazır olmak, hem bileni…
ya buharı? Taşması?
yine o yolda varlığını süren hep
ya paylaşmaya iş, ya da iş bölümü…
Islah evi, akıl hastanesine açık davet sağlam hedefe
Zina, hakaret, vatana ihanet, camide eğlence
Başka ülkeden hükümet ısmarlamak adalet oldu bile
Ödüllenmeye meclis bir heeyyt görevi ceza yerine
Dokunulmuyor, dokunulmazlık hakkı kapı gibi müjde
Allah ‘güzel’ demek, Kuran ‘oku’. Güzel oku demektir bu!
Düşünme ibadetinin ebedi gençlik huzuru
Gençliğe emanet edilen yükselişin yoktur hududu
Tarihi, ne olur anlayarak oku!
Atatürk Başöğretmenim! Tarihlerden kurulu insanlığın okulunu
Sanat sanatla başlar ve gider
Önce şerefsizliği sokuşup kazanç güdenler
Babadan öyle görmüş derler, öyle de söylenirler
Sanatı kıyafet giymeyi de esirgenmezler
Bu babaları af edenler, geriye ne kalır bilemezler...
Nerede buranın kadını kızı
Ağızdan çıkacak manalı sözü
Acep kim ağlatır mızrabı,sazı
Sazdaki nameyi çözmek güzeldir..Mehmet TEKECİ bey´e bu güzel
…………………..................ödev seçimine teşekkürümle çalıştığım nazirem
Kaç insan ölünce olay önem kazanır? bölümünü aldım öne…
sorun burada sadece ‘olay’. En son çıkacak netice zaten yanıtı olacaktır…
Olay, ilk ne zaman belirmişti? Aile içi mi? Namus konusu muydu? Ben’liğin belirtisi olmaya ne zaman yüz tutmuştu? ‘Seninkisi ben’lik ise benimkisi ne sanıyorsun’ belirtisine kadar ne çok zaman bu duyarsızlık beslenmişti? … Seni bana, beni sana kaygısız ve duyarsızlaştırmaya bu zaman hakkı tanındıysa eğer, yine ben ve sen olacağız kendimize soru soran… Zira,
Yapanlara soru sorulamaz. Önce etkisinde kalanlar analiz edilerek konuyu düşünenler olmalılar. Onlar kendi tutumlarında güçlendirildikçe, yapanın oynayacak mekanı daralır. Ve acıttıkları boyutta sıkıştırılırsa, o acı noktada konuşurlar onlar da… bülbül gibi şakırlar ve hatta gözlerinin pınarını alet olarak amaca kullanmaya başlayacak ve bilmem daha nelerle bu acınma sefaletini bile sürecek… işte bu alanlar da daraltılmalı, ki ancak o zaman gerçek karşısında olduğuna inanabilsin o utanmaz denilenler…




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..