Sevinç Kavuk Şiirleri - Şair Sevinç Kavuk

0

TAKİPÇİ

Sevinç Kavuk

Din köprüdür Allah ile kul arasına
Bizi dış alemden soyutlayan
Ruhumuzdan yüreğimize inanç sesi
Başını eğ de bir bak sol yanına ve dinle
O duyumun akılda şekillendirdiği
İmanın iç seyahatine derinliği

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Din ve devlet birbirinden ayrıdır diye bir değer birimi
Türk dünyasının tarihler boyu alt yapısı bir milli birlikte
Önce vatandaş sonra uzman olmak gibidir
Kamu mallarıdır zekat ve vekili din işleri başkanı
Halkın vekilliğinden sorumludur devlet başkanı
Ve o malların sadece koruyucusu olmakla…

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Bebeğin iş sigortası konusunu duyunca, faraza bebek edindim ve düşünüyorum şimdi. İlk aklıma gelen elbette: İşçi çocuklardan sonra işçi bebekler olacaklar. En az üç çocuk viyaklıyorsa diye de düşünmüştüm. İnşallah üç kuruşluk davaya karşılık bir kontra değildir bu...Şimdi istikamet çok yönlü oldu.

Sosyal reformlar konusundan biri bu. Bebeğim çalışıyor. Teyzesi yarın evde olmayacağız, bebeğim çalışıyor. Parası olanın bebeği de çalışıyor sigortası yatırabiliyor. Kredilerle borçlandırdığımız doğmamış bebeklerimiz, mademki iş şirketi kurmaya doğuyor aileyi geçindirmeye, öyleyse devletin kasasına katkı yaratıyor olabilmeli. Sigortasını ödemeli. Bu güzel mi? Siz siz olun, bebeğinizle birlikte, ama hep koruyan olun…

Sinemalara zevkle gidiyoruz. Bu doğru. Filmlerde bebekler, çocuklar da var. Bu da doğru. Film sanatçısı doğan bebekler olmuş oluyorlar. Bu güzel. Anne babalar çocuk şirketi kuracaklar, işsizlikten kurtulacaklar. Buna kaç bebek, kaç çocuk kurban düşecek diye bir önlem olanaklı mı? Hayır! Araba buluşu iyiydi, trafik durumu henüz sorun dolu ve kazalar da çirkin. Kazandırdığı rahatlık yanında zaman kazancı ile harcatılan para döngüsü doğal. Araba bir malzeme. Bebeğim ne? Gülü seven dikenine katlanacak diye kazalar için mi denilmiştir acaba? Aşık olunca bebeğim, hasret çekeceğine de katlanacak. Porno için (ÇALIŞAN MI DEMELİYİM?) çalıştırılan bebeklere de sigorta yaptırılacak mı?

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Soğuk savaştan sonraki harita ve paradigmalarda
Bu dünya politikasının resmi;
kültürel faktörlerden belirgin
iç aksiyonlarıyla ülkeler ve gruplar
değişik kültürlerden içerli
oldukça basite indirgeli

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

1924’den planlı Kürt kıyımına
Yedi nesil yok etmeyi alıştırma yaptılar
Bir batı dünyası sosyal dilenci beslemez
Yerleşene kadar da bu derse başlamaz
İçleri, gönülleri, boş zevkleri gibiler
Yüzlerine yansıyacak, gözlerinde parlayacak

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Bana derken ben zamirinin
Yönelme hâli ekli biçimi
Bana göre hava hoş
Göreceliğince de anlaşılır bu
Bana mısın dememek, örneğin
Teklifsiz bir seslenme ve gözdağı sözü

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Öyle özledimki seni, sesini
Notaların birbiriyle dans ettiği
Sevgililer gibi hasretim sana
Dudaktan dökülüp sonsuzlukta
Tekrarlanıp akıp gidiyorlar gibi
Sisleri silip ruhu okşayacak

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Feodal değerlerle kapitalizm gibi, muhafazakar da, ucubeler de çok iyi anlaşabiliyorlar. Liberalizm anlayışı için 12.nci yüzyıla dönülüyor, humanizm ise o arada, bu köşede sıkışmış olarak yaşıyor. Elit bir tabaka kayboldu sanki. Türkiye bu acı ve sıkıntıyı, evrende de olduğu gibi, hızlı bir dönüşüm süreci yaşıyor olarak aldı. Birkaç nesilden sonra ancak bir eğitim bilinci, sağlık bilinci, hukuk üstünlüğü, adil paylaşım bilinci vs. yerleşebilecekti, sarsılmayacak ulus egemenliği için. İslam-Ahlak ilişkisi, Batılı-Hristiyanlık-Katolik-Protestan-Ortodoks-Rum ilişkisi de böyle ve hep yanlışların kaynağıdır bu şekilde bir ifadelerle alınması. Ticari ilişkiler güden bir İslam penceresi açan göstermelikler ahlak ilişkisini ezer! Nitekim öyle de oluyor Türkiye’de de.

Modern teknolojiyi, misyonerlik etkinlikleri gibi bir uygulama olarak, devredenler modern hayatımızı da örüyorlar, devralınan bir modern yaşam ile bu teknolojiyi ödetiyor olduğuyla da ilişki deniliyor buna göre bile. Oysa yaşamı doğal çevresinde, doğal coğrafyasında bir alışkanlık olabilmesine gerekli anlayış, diyalog süreci göze alınarak değilde, görsel bir kuşanma ile gruplaşma, kıyafetlenme, dayatmacılık oluyor sefilce.

Özel-kamusal-sosyal-toplumsal-bireysel-ekonomiksel karmaşa ile tiyatro gibi bir göstermelik yaşamı süslenmek ve asıl olan baş eğdirmek gibi sistemde yormak isteniyor Türkiye. Elbette, yorulacak da gerektirdiği süreç içinde. Türban yasağı örneğin, sadece biçimsel bir yasaktır. İman her yere karışmaz, sokulmaz. Her konu tartışılabilir, felsefe, teknoloji, kimya, fizik, ev, su vs. ama iman bilgisi kurgulamaya hep ve yine El İnsaf! denilir ve denilmelidir. Temel eğitimin uzun yıllara dağıtılmasına ihtiyaç duyuran bu durum, Türk toplumunda vicdan kavramı, yani değerlerimizle örgüleyen eylemlerimizin farkına da varma yetisi ile de belki sadece eylemlerimizin ardında hep değerler bütünlüğüdür. Dindarlık-pragmatizm ilişkisi araştırmaları, 12.nci yüzyılı hatırlama gibi örneğin, bu amaca insan araç edilmemeli ve El İnsaf dedirtendir yine. Laiklik ise, alanları çok iyi ayırabilmektir.

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Felsefe tarihçilerinin, siyasi çıkarcıların sınırlanmalarındaki sınırsızlıklar yanlışı diye Türk-İslam felsefesi gibi bir konu adlandırması bir örnektir. Farklılıklar ve ötekileşmeyi tetikleyen bir durum için rahat bir taban, zemin olmaya sınırlıdır, dayatmacılığı ile de sınırsızlığı öteler. Böylesine bir düşünce akımında incelemeler bir düşünce bilimi olmuyor, ama felsefeci olarak incelenecek bir değerlendirme olabilir belki. Ilımlı İslam kavramı da bu aynı örnektir. Bir ad kazandırıp, düşünceyi yerinden yurdundan eden kaygan zemindir. Düşünür bu bütünlüğün farkındalığıdır. Felsefeci bu kavramların anlaşılmasına incelemedir.

Tarih, geleceğimizin aynası, düşüncemizin uygarlığı, yapıtlarımızın biçimlendiğidir. Vakit nakittir deyimiyle de örneğin, zaman, yönetimini yeteneğimize beceri kazanmaktır. Buna şu düşünce ile açılmaya çalışacağım:

Zaman yönetimini öğretendir; iç güzellikleri ile gözlerde parlayan sevginin, kozmetik güzelliğin yerini yurdunu dağıtmamanın, davranışta dağılmamayı, dış görünümün gönenilme sempatisini, içtenlikli ilgileşimi yansımanın, alıştırma yapılan bir bilgi alanı olduğu sürece

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

aşk nedir diye
ne çok düşünceler bir kaynak
sevgi nedir diye
ne çok yürekler, yüreklilikler bir birlik
sevda nedir diye
o her nadide güzellikleri

Devamını Oku