dünyanın duvarı nerede?
basamak basamak çıkacağım tepesine
gerçekleri yazacağım
kara kalemle... Altay Taşkın””” Şairimize teşekkür ederek
İstanbul her yürekte,
Ölümün eşiğinde yaşanıyor denilen, bireysel bir özellikten
Hastalıktır, insanı diz üstü tek çökerten, inciten ezintiden
Ölümün beşiğinde diye anladığım tarifimden seyreden
Vahşetin heybeti, savrulan yalanıydı, gerçeğidir ezelden
Ölümün uyuduğu yıllardır yaşamım, soluduğum nefese atfen
Allah tek imanı laf ebeliğine yol oldu
Üç beş bin Allah’lık beslenme şirketi şirret kuruldu
Sistem oyununa dünya alem yumuldu
Halkı halka vuruştur olan çözüm adına boğazlamaya…
Savaşsız yaşam isteği köseği doluşmuyor ar meydanına!
Ehliyet dayıda, silecekler mazotçuda ödünç kaldı
Kafaya koyulursa yazılacak bir cezayı
Dünden yok eşeğin sesine mi inanırsın bana mı
Şu devirde getir bir namuslu insan veririm borcu harcı
Canım efendi anlamadım ki zamanın nasıl geçti
Hanım mıydı bey miydi muhatap olduğum neyin nesiydi
Varsın kazdığı kuyuya ya kaysın kendisi
Biraz debelensin içindir bu hoşgörü verisi
Ya da aykırılığı kurtarmak için uğraşı verdiği
Türk milletinin dıştan havlayan içten tıslayan
Uç düşünürler örteneği bu Terörün bile
Küreselleşmiş olduğuna göz boyama ile
Ekmek nefsimi kör etsin ki
Sevgimin şahidi olacak kadınım
Verdim ele kendimi uyanık herkes
Ben de uyanacağım ya, hayrola, hele bir sabah ola
Ekmek nefsimi kör etsin ki
İletişim araçları hem çok hızlı
Hem de çok çeşitli haliyle
Televizyon, radyo, gazete, dergi, bilgisayar, multimedya, film, video, faks, modem, projeksiyon makinesi, slayt ve seçim becerisiyle “tepegöz” denilen saydam gösterici, fotoğraf makinesi, (teyp) durağan görüntüleri sesle birleştirme, elektronik sufle aleti, tablolar, bir ses ve görüntü mozaik´i oluşturma, bildiri…düşünüyorum da
Teknoloji mi önde mesaj mı? Yoksa bu
Gerçekler, doğrular genelinden
Yazılı, çizili not, işaret, şekil ile
Herkesin bir kendi gerçeği oluşu
Kuran “oku” demek ise, kitlelere
Kendi görüşlerince yoğrulu birer gerçekleri
Duysal, işitsel, duyumsal yankı ve rezonans gücü
Son günlerde, yoğunluğa dayanıksız olduğum gerçeğine soyundum…Bu arada çok değerli yazılar aldım, sanki bu amacımı tamlamaya birer ışıktı, aydınlatan…
Sadece birini alıyorum, teşekkürümle:
““Aslında gülümseme işareti yerine sanırım üzgünlük işareti yapmam gerekiyordu. Ben (..) yıldan bu yana karaladığım şeylerin şiir olduğuna inanamamış bir insanım.””
Antoloji serüvenimi, hatta hayatı sayfamı da bunun bilincinde olarak, şiir yazamıyorken Şiir eleştirmenliğine(!) soyunduğumu derlemiştim… hatta alt alta düşünce, fikirleri sıralamayla da değerli şairlerin arasına katılmış oldum... Beklentilerimi yönlendirme yolunda bazen hüzünler sardı içimi, bazen hazırlıksız olduğumdan yolumu şaşıdım korkusuyla boğuştum…
Derin gibi o bazen
Bir doluşa gelişi belki
Duygu selleri…
Akışına bağlı ünüyle önüne
Katabildiği setleri yüzeyde




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..