Çalışma gücümüz dev ruhumuzun gülücükleridir.
Bu şiirimi henüz şekillendiremediğim için, içimi yokluyorum… uzun yazılarla belki baş ağrıtıyor halini yaratıyorum... Ama bazen düşünceleri bir başka konumda, yenilerle tekrar tartıya almanın gereği, beş vakit namaz ile açıklamaya yetmez mi? Büyük Allah’ım öyle yücesin ki sen! Cennetinin kokusu mu bu? Cennetinin bu vatanda rayihasına yüreğim aşk oluyor, aşk doluyor, aşk akıyor gönül ırmaklarımdan….
Türkiye Cumhuriyeti milleti incitilmez, incitilememeli… ama incitildi: otuz yılı aşkın süreçte en azından, partilerimizin çalışması bir mutluluk değildi ve millet bekliyor yine, belki milletvekilleri iç denetimlerini de gözden geçirerek, en yakında güvenli ve dayanıklı, dayanışmalı yeni bir hükümet olarak çalışmalarını sunabilecekler…özür dileyerek, siyasetçi değilim, siyasetçi bir ruh yapım da yok, buna rağmen inancım sarsılmıyor, bu görevi yürekten ve bilgisiyle güzel ne çok vatandaşlarımız yeni bir çalışma dinamiği ile üstlenebilecek diye... vatanım, kader ve kısmetlerinin her haliyle cennetim, bunu biliyorum hiç taviz vermeyerek ve düşünceleri yoklamayı deniyorum:
Vatanı emanet bırakmaya o can ve düşün bağışlayanlar
Yüreklerimizi öpüyor yıllara sevgilerini ekerek, asillikler
Toprağında mukaddes gördüğü güvenidir o nurlar
Yaşamın bilinç değerini varlığa taşıyanlar olmayı bilenler
Ruhunun misafirliği yüreğindeki değeridir o fedakarlıklar
Kimin niyeti neydi, etken neydi? Saldırganlığa engel örmek nedendi?
Hangi ilişki hangi ülkelerde ve asırlardır demokrasi içi de günceldi?
Afrika, Balkanlar, Ortadoğu bu hep aynı projeler geleneği değil mi?
Artık suç ne, kim günahsız öldü, ödenen ne, ne istendi, niye gelişti?
Suç suçu tetikleyecek, bu tezgah savaş molasına hesaplı bir çileydi…
Yüzük öper, şeriat mahkemesini sırt üstü yüzer
Şeytan çok şey türer diye bilgiçliği peşi peşine ödenek dizer
Iklimi felaket etmeye fesat esirgemez, acele eder
Hep seçtikleri gibidir, felakettir etkinlikleri...
Mutluluk adına insanı da, doğayı da birlikte ezer
Evet!
Kadınım
Hem istisnasız Atatürk hayranı
ve toplumun da kimliği kayıtsız, şartsız, istisnasız.
Tanrım tek, yurdum yeryüzü, ulusum renk renk,
Milli ruhuma ‘gençliği emanet tohumundan’ Cumhuriyetim
Milleyetçi ruhum hür ilerlesin, dinlensin cumhuriyetçiliğim
Laik Vatan Partisi ile sivil darbe partisi yerine bekleyeceğim
Yalnız değiliz, düşünce harekatı güne güneş doğdu bileceğim
Sivil siyaset uyutulmayacak asla diyerek sürekli dileyeceğim
6 Ağustos 2008
Gencecik çam ağaçları
Askerlerin yaşam armağanıydı…
Dul kalmasın diye emeğinin bu şanı
Doğa, sevdikleri, sevgilisi hep vatana aşkıydı…
Her memurluk, her bakanlık, her kurul, her birey hiçbir suç ile akranlık kuramaz, kurmaz bilincini vatan koruyor, vatan korunuyor! Bir millet huzuru ve refahı adına hür sorumluluğunu özgürce üstlendiğidir! Ve bu işte, bir suç ile akranlığını hukuk önünde duruş hürriyetidir!
Gönlümde pire saklamam seni!
Sevgi sanatı yaşam üstünlüğüdür çünkü
Kal olduğun yerde, eğer istersen!
Düşünmeye inan doğmak bilgidir çünkü
Milli Eğitim Bakanlığı hükümet bazında hizmettir. Milli savunma Bakanlığı ordu bazında ulus devlete özgü, milli varlığa hizmet alanı, yani bir hizmettir. Buraya bir parti yandaşlığı yılışmaz, yılışamaz! Biliyor muydunuz bunu? Ben dün öğrendim, ama hep hissettim. ‘Ama’ dedim, bu farkı gördünüz mü? Ama demekle, bilgimi dile alacak kadar düşünceme kaydetmedim, kaydedememişim diye bir hüzün, geç de kalmış değilim diye bir teselli birleşimi ile mutluluk zenginleştim. Şimdi ancak bunun bilincindeyim demiş de oluyorum aynı zamanda. Yani, bilinç düzeyimin bu safhasına kadar öyleyse, ister okul, ister mahallede, sokakta vs. şiddet yer edinebilir. Bu durumda örneğin okulda, çocuğum yetim değil ben yaşıyor olduğum ile, ama çocuğumun okulu sefil, bilinç yelkenimin hissiz, duyarsız, umarsız direkleriyle. Okulda da yetim değil, öğretmeni yaşamın üstün güzellikleriyle donanımlı. Ama bu analı babalı haliyle öğretmenli çocuğumun okulu sefil, demokrasi kültürünün bağımsız birey kimliğimi belleğimde bilinç taşımıyor, belime kambur ederek, kişisel veya kolektif, yani toplu şiddete tanıklık olabiliyorum sadece. Şiddet, bir kendini ifade etme yöntemi mi? diye bu konuyu da tv’de dinlediğim haliyle değerlendirdim, yorumladım kendimce. Dinlediğimi acaba anladım mı diye bir kendimi kontrol merakıydı bu. Dinlediklerimi düşünmeye bir dip notlarımdı. Milli varlığımıza vatandaş olmak içtenliğine hususiyet duyarlığım, hassasiyetim aynı zamanda….
Türk milleti, düşünme varlığına saygı üstünlüğüdür. Bu üstünlük ‘insana yönelik’ öncelik değeridir. İnsan, vatan, soy, maddiyatı vb’i ile adlandırılmıyor düşünce varlığında. Bunu bilmeyenler olabilir, bilmeyen var diye vatan varlığı ve bütünlüğüne laf edilmez sere serpe hallerle…. Kaldı ki, saldırmaya artık, El insaf denilir. İnsan, kendi bastığı dalı ağacın tepesinde iken keser mi? Kendi ruhuna hakaret eden şeytan zaten ve sadece…
Kendini koruyamayan bir topluluğu Türk milletinden ayırmak, kavramlarla da olsa, onları bir terör vahşetinin, bir sömürge terörünün eline teslim etmek demektir. Bu terör elindeki bir tehlikeyi de kendi ellerimle, yani yüce Türk milleti değeriyle kuramam. Bu karar ve kararlılık insan sevmek yüceliğidir, insanlığını uygarlık yüceliğinde yükselen hududunda özgürlüktür. Yüksel Türk, yüksekliğin hududu yoktur dedi Mustafa Kemal Atatürk. İnsan sevmek, insanı anlamaktır. İnsanı anlamak, tehlikeden korunmasını sağlamak ve her tehdit, her tehlike karşısında hukuk üstünlüğünde de korumaktır.
Korkarım
Cehaleti üzersem
Şaşmam
Fesatlığı bozarsam
Üzerim
Her kimsenin keyfince




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..