Sevinç Kavuk Şiirleri - Şair Sevinç Kavuk

0

TAKİPÇİ

Sevinç Kavuk

yaşam
________________Kendini bilmektir
________________Kendini aramaktır
aşkın kaynağında

Bilmez isen yine de yol yordam

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

ana-vatan, toprak-ana duygularımız,
ana evlatlarıdır kızı, oğluyla.
Mehmetçikler yurdudur Vatanım!
Kişi keyfiyeti konuşulacak yer değil...

cin bozuntuluğu gibi devlet-baba cinsliğinden şirretliği her kişi kendince güzel olanı ister, arar, bulur... bulamadığını ya çalar, ya bir şeyler benzeştirip oyalar kendini... başkasında gördüğünü de, bazen belki o bulamadığı şey olduğunu kanıksayabilir... ya gider, oralarda hem rahatsız edici unsur olur, hem pazarlamaya ihtiyaç olduğuna bir halk topluluğu olur, gelir kurarlar pazarı sonra onun adına ama kendi kazancına... ya da gittiği yerde her Türk evladı gibi kurucu olmayı sürer, insanlık aşkıdır bu

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

kutlamaya düğün olacakmış
mutlulukları buluşacakmış...
gençlerin yüreklilikleriyle
güzel müjde davete yön olmuş...

kutlamaya yeteneksiz yanımın

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Sendika diye başlangıçta kuruluncaya kadar
Hangi ölüm kucaklanmadı
Hangi kanı hangi bağa kusulmadı
Şimdi artık aylık almaya kavuştunuz da iş bitti mi?
İşsizler, öğrenciler, kadınlar da var…
Bütün ülkelerde sendika var, dernekleşme var…

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

şiirleri okurken daha
alınan o bir haz
sesleri, sözleri, tenleri, terleriyle koklaşmak
yaşam doruğu o bir an
mutluluk dokuları hep bu sevgi, hep bu aşk
ey yaşam yoksundurma

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Atatürk benim Başöğretmenim! Her öğrendiğim beni öğretmenliğe ilerletiyor, öğrettiğimi öğreniyorum! Öğretmene muhtaçlıktan, bir öğretmene karşı ses kontroldan çıkıyorsa, çevreyi artık ciddi bir bakışla duymanın ve onarımın zamanı gelmiştir. Atatürk benim Başkomutanım! Konuşmayı sanat öğrendiğim her duruş beni sanata ilerletiyor, konuştuğumu duruşumda öğreniyorum. Komutana muhtaçlıktan, bir komutana karşı söz kontroldan çıkıyorsa, yöreyi artık ciddi bir bakışla duymanın ve onarımın vakti gelmiştir...

Bu ödev Tarikatın eline geçerse, vay gelecek neslin haline. Uşaklık etmeyi öğrenmiş olacak parası olan kula... İnsanlık diye ne anlatılacak, kim konuşacak acaba? Puta tapıcılık zamanına özenti ve hırsın bu inatlığına önlem alınsın artık....

Ar meydanında duran anne olacak yine, bu açılan yarayı sarmaya mücedele verecek olan, er meydanında Baba diye çul çaput hırlatanlar çoğaldıkça... Toplumda ve hukukta örneğin; terbiyesiz eylemde bulunuyor, terbiyesiz demeyin, kanun kacağı demeyin demek ne demek? Sözlüklere akan ırz sapığı, Allah`ın indirdiği dört kitapta da: Şeytan anlatılıyor, aman dikkat et, çoğaltma, çoğalttırma toplum huzurunu koruyacak kurallara bu sapıklığı diye... Anne baba ödevi acaba ehliyete tabi tutulsun mu sorusu soruluyor zaten. Hüzün veriyor bu soru...

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Hiç siyasetçiler işe gidememeyi, meclise girememeyi tattı mı? Meclistekiler toplumu yargılamanın bir hiç hissi doğurduğuna mı emindi? Toplumu hiçe sayan, bilgilendirmeye tenezzül etmeyen, yeteneğin laf ebeliğinde ya 'bulutlu bir hava der unutur' tesellisi ile arsızlık, ya taraf yaratan şirk ve şerri gıda beslenen halleriyle, halkı yetkisiz güç değerine damgalarken neye damgalandıklarını hiçlikleri kadar da düşündüler mi? Siyaset edepsizliğini ordu ve Anayasa kirletmeye vardırmayı cüret üstlenmenin marifeti uğruna hiçbir şeyden çekinmeyişi ile, zaman ve düşünce sağlığı isteyen bir ulus varlığını vatan bütünlüğü korunan Anayasa ve Orduyu yaraladılar sayalım, milleti ne ile ciddiye alacaklar? Düşünmeyecek mi halk?

Düşünürse eğer ne ile karşılaşılacak diye acaba, siyasetçiler hiç korku hissediyor mu? Umrunda mı onların? Kendi vicdanlarında utanç yuva kurmamış olduğu için siyasetçiler diye, her sokak oluklarına kan yol buldukça söylendi. ABD’de, Avrupa’da, İngiltere ise hep paçayı yırtabilendi. Papaz yüzüğünü öpme terbiyesinde uysallık krallığı sevilmez mi hiç? Bu yüzükler sahi kaç para?

Millet bu korkuyu aşacak oysa, öyle veya böyle, hukuku üstünlük kuracak yine, uygulamaya ama gelince siyasetçi gelip sinekliğini konacak öyle mi? Çağın ihtiyacına ayak uyutan masalının uykusunda gafil avlanan tarihini kusmaya heyecan dolmuş, ulus tarihinin destanına intikam olup, insanlığı şeytanlığıyla pazarlayacak öyle mi? Köleliğe insanı alıştırabildik mi sahiden? İnsan mı uşak olacak, ama kime? Bu uğurda üç bin yıl savaş püsküren haçlılar Yahuda esirleri miydi acaba? Esirler miydi o savaş vahşetini salyasında köpürenler? Bunlar masal mıydı? Bize hiç uğramayacak kahpelikler miydi, yoksa kahpeliğe kucağımız mı açıktı? Aç mıydık, açıkta mıydık tarihin sayfalarında, bir durakta bekleyen göz alıcılığı mı?

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Denizin gel-git’leri
Yılın bir geri bir ileri saydırdığı gibi günleri
On iki ay ritimlidir bu hali, ayrıcalıklı biri…
Toplanır bu dalgada dünya pisliği
Aşarak 367 dayatması bariyerini
İktidarlık güder ileri geri çıkar ilişkilerini…

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Doğanlardır ön yargılar, hep o varlıklar
Somutları görülüyorsa ön kaygılardan soyutlanmaya alçalmam
Bir kişiye olsaydı eğer bu yargılar
Kaygıya vakti harcamaya rahat kıyamam diye belki düşünülen
Bir emek varlığıdır
Eğer bir millet ise ve vatan bütünlüğü kurcalanan

Devamını Oku
Sevinç Kavuk

Ordu ruhumdur, millet bedenim. Ruhumun cemiyetidir bedenim. Orduyu milletten, ruhu bedenden ayrıştırmaya soyunan savaş zorbalarına karşı kaybeden hep sadece hava, su, toprak olacaktır…

Ruhumuzu bedenimize misafir eden güzelliğin sanatçısı Yüce Allah, bu misafirliği için bir demet sevgi çiçeği vermiştir ilahi hukuk rayihasıyla. Ruhumuzun geri dönüşüne bir demet mutluluk çiçeği olacak; hukuk üstünlüğü korunan eşitlik ve insanlığın eşsiz güzelliği. Hukuk, şeytanı şeytanlığından koruyan, şerre uğrayan insanı zor anında sömürgeden kurtaran insanlık emeğidir. Hep bu mutluluğu yaralamak Yahudilik icadı, şeytana iblis coşturan ve coşan dahil, şeytanlığının marifeti ile sadece kendi ruhuna tasma takındığıdır ancak. İnsanlığı tökezletmek başarılır mı yoksa ve acaba… Dünya çökertilir mi diye düşünmek acizliktir denilir belki.

Ey Allah’a şirk koşanlar! Ne de büyükmüşsünüz edepsizlikte! Yeryüzünde ırk olarak bir insan bir de şeytan var, elbette. Dünya, ekseninde ve yörüngesinde ulus varlığını hiç şaşmayan bir disiplinde havayı, suyu, toprağı yaşatıyor bir naz, bir eda, bir huzur ve refah güveni ile. Ulus millettir insan, işgal zulmetidir şeytan. Ruh bedenin şahitidir. İhtiyaç, yüz yüze gelinen andır. Ulus, lehçeleriyle bütünlüktür. Lehçelerle vatan işgali güdülmez. Fitne fişeklenmez bu edepsizlikte.

Devamını Oku