Sevgili Özbek Şiirleri - Şair Sevgili Özbek

Sevgili Özbek

Vatanımın tekmil abidesinden bir kandil
Bir destanla, bir vuslata yanıyor
O en güzel şiir, bir türkü, o tek hilâl

Mehmet’in duruşu ve bir hikmet
Bir devirden, bir iman ve bir rahmet

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Ne deyim kar çiçekleri açmaz İstanbul'da
Her nasılsa ne bileyim bir şekilde açmışsın buralarda

Ne yazık bahar gelecek

Erimeğe düşmez mi kar İstanbul’a

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Birazdan uyuyacağım
Bu günkü yaşananlar bitecek
Konuştuklarımız konuşulanlar
Yüreğimizin heybelerinde
Biriken tanelerle öğütülecek
Anılarımızın kalbine gömülecekler

Devamını Oku
Sevgili Özbek

(İnsan yaşamı insanların içinde var olan sırların ortaya çıkmasıyla değişecek)



Çekip gitsem bir akşam buralardan
Uzansam otların üstüne ayın altında

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Beni sorma bana sen benim canım
Sevdanın dilinden yorumluyum ben
Yenildim sevgine inan sol yanım
Firak yollarından sorumluyum ben

Ezelden gelmişim gurbet eline

Devamını Oku
Sevgili Özbek

İlkbahar renginde bir akşam üstü
Dinlenen gecenin sohbeti Tebriz
Fikirler ovası gizemli sesti
Alagüz zamanın heybeti Tebriz

Doğanın ezgisi muamma çözen

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Zevali ömrümün bitmeden evvel
Sana diyeceklerim yazasan oğul
Ahiret ehlîne gitmeden evvel
Tecrübem vekildir çözesen oğul

Muhabbetim sana seç hürriyeti

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Gözlerinin rengiydi yansıyan
İpeksi kelebeğin kanatlarına
Pür dikkat kesilmişti izlerken
Saf yüreğinin güzelliklerinde
Nasıldı, nasıl uçuyordu diye
Sorarken yeşiline gözlerinin

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Telaşlı bir eylül akşamıydı
Kalbinin atışlarını dinliyordum
Günün gizemli türküsünde

Eski zaman sevdalarından soluklanıyordum
Buram buram özlem kokan

Devamını Oku
Sevgili Özbek

'Aşağıda okuyacağımız, Avrupa topluluğuna girmek isteyen Türkiye’mizde, feodal kültürün kırıntılarından alınan gerçek bir yaşam öyküsüdür. Olay doğunun başkenti Kars’ta yaşanmıştır.'
*******
-Ooo cinciloş, hos geldin, nasılsın, ne zaman geldin?

Sarılmak istedi cincoloş ağabeyisine Garibe, fakat ağabeyinin gergin duruşuyla soğukca tokalaştılar. Sanki iki kardeş değilde yeni tanışan iki yabancıydılar. Garibe onun duvar gibi katı duruşundan, duvara çarpılacakmış gibi hissetti kendini. Ağabeyinin bu soğukluğu karşısında biraz şaşırmıştı, ama kendi kendine: “zaten abim soğuk biriydi” diyerek geçiştirmişti.

Devamını Oku