Sevgili Özbek Şiirleri - Şair Sevgili Özbek

Sevgili Özbek

Küçüktüm küçücüktüm
Sevecen, sevilen, seven
Belki
Belki de değil
Ama hamarattım
Severdim masal dinlemeği

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Bizim oraları düşünüyorum şu sıralar
Yıldızlar kayıyor, ay dede yorgun
Benzini kasıyor rüzgâr, saçları üzgün
Sular lâl / e, bilakis akıyor
Zeynep’in oğlu, Mehti’nin kızları
Bilmem torunları

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Öğretmenim
Al işte kalemlerim
Bir sevgi çiz bana
Gökküşağı olsun rengi
İçinde notalarla sol anahtarından
Bir türkü çiz Anadolu’dan

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Oturduğun yerlerden kaç tane acı kaldırdın söylesene
Sedası uzanmış yorgun günlerin ardından gittiğin yerlerde
Kaç şifa-i bahş dindireceksin bundan böyle kim bilir

Ufak tefek dalgalara takılıp kalan anılarında talan edilmiş
Yaşantılar, geçmiş günlerin nadan kalabalığında yok olmaya

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Ömrümün baharında zemheri
Gençliğimi yaşayamadım
Sarı ışıklı yıllarımda
Acıya bal
Kendime söz geçiremedim
Sessizce

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Nevbahar geçiyor tecil senden uzakta
Zaman gibi kısıtlı hava gibi ağır
Özlemin çetelesi yangın telaşındayım
Kor gibi kızıl kül gibi sağır

Ey hayaliyle bendimi kuşatan sevgili

Devamını Oku
Sevgili Özbek

İhanetten arınan güzelliklerin altında doğa
Muhteşemliğe mahsur
Her çiçek bir anlam yüklüyordu kendine
Kendine özgü kendi has kokusuyla
Her farklılığın zenginliğinde motif motif tezhip

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Nezle misin söyle hey gidi dünya
Hapşırık içinde sızar gidersin
Paslanmış gözyaşın hergün kumanya
Beşeri kandırıp süzer gidersin

Uzaktan miyop-i bir bilmecesin

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Alemi yaratan seni bağrıma
Dokusun ipekten senli çağrıma
Vururken bam teli kalbi ağrıma
Sorulsun gardaşım benden sorulsun

Yüklenen vefadır özümde esen

Devamını Oku
Sevgili Özbek

Dayanmak zor geliyor artık akşamların sessiz karanlıklarına. Senden sensiz, yok/sun. Seni beklemenin sarhoşloğundan, sensizliğin sağırlığına seyahat ediyorum. Her şey anlamsızlaşıyor birden bire. Sesinin musikisini duyamamanın fakirliyiğle bir başka kayboluyorum anlamsızlığın boşluğunda. Ha bir gayret diyerek, bekliyorum. Beklemenin ne olduğunu bilirsin mutlaka. Hele bu beklediğin kişi sevdiğin insansa, işte o vakit, zehir zemberek akar zaman. Esmer isyanların iç dünyasında kor gibi yanar özlem. Burun direkleri sızlarken göz pınarlarından dem çeker hasret, deminden yok/sun.

Sensizliye tutsak kalırken, seni hâlâ bekliyorum. Bir yerlerden geleceğini umutluyorum. Lilipar bulağının kıyısına oturmuşum, sana yakın bir yer. Tam yanıbaşında. Dokunmak istiyorum tenine, ellerimi can sıcaklığıyla uzatıyorum sana, tenim soğuk kalıyor, yok/sun! Mavinin derinliklerinden ilham alarak, düşlerimi uzatmaya çalışıyorum, sırf elâ gözlerinin mahmur süzülüşünü görebilirim diye. Ama tüm cimriliğinle uzaklardasın sen, belki de rüyalarda tüsey papatyalarının arasında kelebek arıyorsundur.

Ağır göz kapaklarım vurgun, seni beklemenin ızdırabıyla rest çekiyor arabesk hayallere. Ne o? Yanıbaşımdasın! Bir şeyler anlatıyorsun, buralardan sıkıldığını ve hiç bir zaman gelmeyeceğini, gelemeyeceğini söylüyorsun. Gecelerin baharı ertelendi diyorsun, belki de yeni şiirlerde kamerî başka yakamozlara dönüşecek diyorsun. Belki de bizsiz doğacak güneşin ufukları. Ne yani, şafak ağarken, aşk bahçesi sonsuzluklar ötesinde ki sohbet sofralarında lâl kalacak öyle mi? Senden uzak? Senden yok/sun.

Devamını Oku