Uğrunda savaştıklarımız
Gün gelir değerini kaybeder
Uykusuz kaldığımız gecelere isyan
İştahımızı kesen acılara ihanet
Islandığımız yağmurlara nefret
Pişmanlık sarmaşıklar gibi
Ah! Elleri kınalı kız!
Mutlusun değil mi?
Ya renginden ya kokusundan?
Boş ver sorma nedenini.
Güldürdü ya seni,
Bakmaya doyamadın,
Güneşin doğuşunu bekleyen umutlar
Her sabah yeniden başlar
Elini kolunu bağlasa da zehirli sarmaşıklar
Yenilmek yok tutsaklığı kabul etmek yok
Gecenin ayazında dışarıda kalmış gibi
Yine ayaklanır korkular
Haydi rüzgar
Güçlüce es
Savrulsun saçlar
Dokun her tele
Haydi rüzgar
Güçlüce es
Tepede bir ev
Penceresi kavisli
Duvarları çiçekli
Yolu olmayan
Manzarası orman
Kuş cıvıltısına
Sana gelmek üzereyken,
Kendimden gidemedim.
Seni öpmek üzereyken,
Geçmişimi silemedim.
Bulaşacak sandım karanlığım,
Ellerimi veremedim.
Ah sen,
Gecemde sen,
Gündüzümde sen,
Hangi yana baksam sen,
Hayalimde, rüyamda,
En güzel hatıramda,
Hangi ateşi yaktın, yüzün ellerin is,
Gözlerin karanlık, ışığa veda etmiş,
Ayakların çamur, üstün çoktan değişmiş,
Bu uzun elbiseler, seni anneme benzetmiş,
Yükün ağır, omuzların düşmeye direnememiş,
Gide gide yorulmuşsun, adımların aksak,
Bir sabah uyandım seni aradım.
Tüm hatıralara tek tek baktım.
Ama senden bir iz dahi bulamadım.
Her şeyi yakmıştım, unuturum sanmıştım.
Şimdi bir resmine bile muhtacım.
Özledim, sevdiğim.
Bahar gibi sesin bana
Güneş gibi elin bana
Dokunsana yanağıma
Gece olmaz varlığında
Bir bakarsın erir içim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!