Hayatın bu yokuşunda, günler boş yere gider,
İçimdeki yalnızlıktır, bana en sadık kalan.
Gönlümdeki sönmez ateş, bunu bana dert eder,
Sevgi dedikleri hisler, meğer koca bir yalan.
*
Masamdaki boş kadehler, artık neşemi bozar,
Eski bir dost gibi hasret, her gün aklımı yorar,
Kendi kendime konuşmak, bilmem ki kime yarar,
Yine de bu sessizliktir, ruhumu gelip alan.
*
Aynadaki şu solgun yüz, benimle alay eder,
Ne bir misafirim vardır, ne de bir kimse geçer,
İçimdeki yalnızlığım, şarabı sekten içer,
Yoktur benim bu halimden, hiçbir an ibret alan.
*
İnsanların arası da, olmuş kocaman tuzak,
Herkes öyle yakın ama, ruhen bana çok uzak,
Benim yalnız kalbime bak, ne ocak var ne bucak,
Sessizliğin ortasında, aklımı baştan alan.
*
İçimdeki yalnızlıkla, veriyorum bir savaş,
Çevremdeki kalabalık, olmadı hiç arkadaş,
Dertlerimle yürüyorum, adımlarım çok yavaş,
Yıllar yılı dost bildiğim, hepsi de büyük yalan.
*
Kırık kalbim derinlerde, kendi kendine vurur,
Aşka dair neyim varsa, susuz kaldıkça kurur,
İçimdeki yalnızlığım, baş köşede oturur,
Bu dünyanın çarklarında, var mı bana can olan.
*
Kendi kendime gülerim, bu ne tuhaf bir hayat,
Yaşadığım onca şeyler, oldu ekmekten bayat,
İçimdeki yalnızlıkla, ediyorum hep inat,
Yüreğimin odasını, ediyorlar hep talan.
*
Saçımdaki beyaz teller, ödenmiş ağır bedel,
Acılarla dolu dünya, görünse de çok güzel,
Uzanmak istesem bile, tutmaz oluyor bu el,
İçimdeki yalnızlıktır, en sonunda sağ kalan.
Kayıt Tarihi : 14.07.2026 17:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!