Sabahları daha buruk oluyor geceden,
Tel,tel dökülür yürekler dilsiz heceden,
Çözülesi değil örtülü sözler bilmeceden,
Akmaya başladı mı sızacak özüne inceden.
Çareleri koşuşturmalı elde tükenmeden,
Şairin içi, özeli olmazmış,
Ne konsa dolmadan taşarmış,
Taşıyamadıklarını ise saçarmış,
Hepsi birer kuş olup, göğe uçarmış.
Dil buruk, söz tutuk, zaman ıslak,
Maşuk, aşık olunana derler,
Sen aşık mısın de bana iki gözüm,
Aşk İlaha yoldur, ah, ilahe edinen zevat,
Şiirlerden yol yaptım, ucunda asılıdır sözüm.
Avaz, avaz bağırır bezirgan misali,
Olmasan içimde,şiirlerimi yazmazdım hala sana,
Gönlüme kurduğum salıncak gidip geliyor umutsuz,
Mekan geniş...dilediğince sallan kelimelerim de sınırsızca,
Sarıyorken sözlerim ruhunu,sanırım bulmuştun aradığın huzuru.
Bir mektup yazmıştım sana postaya atamadığım,
Mazrufu okunacak harfler değil,parçalar kattığım,
Biraz kül olmuş yürek parçası,gönül yaşıyla ıslatılmış,
Bir de ömrümün kurutulmuş kısmı ki,acıyla yoğrulmuş,
Yapıştırmak için yalamadım kapağını,zımbaladım ömrüne,
Üzerine hasretin kokusu,henüz ulaşamadığım yerde yazdığım.
Hangi kelime daha çok acıtıyor çözemiyorum,
Ya da hangisi daha koyultuyor karanlığı, sezemiyorum,
Suskunluk hep, toplayamıyorum dağınıklığımı, atamıyorum,
Vaktin sonu mu gelmiş, bilmemler den uzaklaşıp, umursamıyorum.
Emrime amade bütün evren dolanıyorum,
Biz doruklara boşamı sevdalandık,
Yüreğimiz yettiğince cesurdu adımlarımız,
Küçük duygular kalıbımıza dardı,sustuk,
Ruhumuzun fırtınalarına sadece biz dayandık.
Mihneti zevk edinmektir alemde hüner dediler,
Her mihnet vereni başımıza gül diye taktık.
Aynada bir miskin suret akseder,
Devrandan habersiz deveran eder,
Kah haddin aşar, kah kendine döner,
Kim bula ahvalin, kim sözün neyler.
Gece yolculuklarını severdim,artık gitmek istemiyorum,
Bulutların üzerinde tek başıma dolaşmaktan sıkılıyorum,
Hayli de sakin ortalık,kimseler yok uyumuşlar mı bilmiyorum,
Döndüm gerçek dünyama,ışıkları da yaktım,artık bekliyorum.
Çiçeklerim bıkmış,ekmeyeceğim artık yenilerini yollara,
Ben şair olmak istemedim,
İçime doluşan seslerde sürüklendim,
Tutturuldu elime kalem, nasıl yazar bilemedim,
Mukadderat denilen bir yol imiş, kaderden silemedim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!