Serkan Gebel Şiirleri - Şair Serkan Gebel

Serkan Gebel

Ayna sureti aks için elzemdir,
Uykuya bürünen yar yolu gözleyendir,
Bezirganı kalmayan hanın müdavimi hasrettir,
Gitmek için gelinmezdi şehre, umudu var ki gelendir.

Devamını Oku
Serkan Gebel

Gönlümde sürur bikarar durur,
Ahbap, yaren fütursuzca vurur,
Takdir edilmeyen yüz kudurur,
Edep, sözü aşkla buluşturur.

Devamını Oku
Serkan Gebel

Sus artık beynim bende takat bırakmadın,
Hem sen değilmisin beni olur olmaz yöneten,
Sorumluluk duygusunu senden mi öğreneceğim,
Olmuyor işte tek taraflı olmuyor sus artık.

Devamını Oku
Serkan Gebel

Vakit artık susmak vakti,şiir yüklü gemiler batıyor limanda,
Son seferini yapıyormuşcasına umarsız,sessizce boğulmakta,
İçinde kalmış kelimelerini,ilk defa köpüklerle boşaltıyor ummana,
Yüzeye çıkış imkansız,su dolmakta sözlerinden gözlerine usulca.

Devamını Oku
Serkan Gebel

Susmalarımı ezberine alıp götürdün düşünmeden,
Oysa nice aşk sözleri içmiştim gönlünün çeşmesinden,
Sana hasret gecelerin, yükünü döküyorken heybemden,
Ben sustum, sen duymadın, zamansızdı gidişine ölmemem.

Sen gibi sevemedim, yar diyerek sevdim düşemeden,

Devamını Oku
Serkan Gebel

Susmuyor,susturamıyorum sensizliğimin sessizliğini,
Baktığım her şey sen olup,sen kokup yağıyor üzerime,
Açmasın artık ne gül,ne sümbül istemiyorum bahçelerde,
Bülbül figan etmez oldu,çereğan vakti gelmez gayrı ömrüme.

Devamını Oku
Serkan Gebel

Acımı döktüğüm dizelerim var,
Her mısrasında kendime öğütlerim,
Tutamıyorum,
Başkası oluyorum,
Çelişiyorum,
Haklıda buluyorum,

Devamını Oku
Serkan Gebel

Elsiz dua eder, gönül açarım,
Dilemek şanındır, yoksa naçarım,
Eksikten utanır, istemekten kaçarım,
Başım eğik, kulum demene kanat açarım.

Yüklenmişim, sırtımda ağır yük,

Devamını Oku
Serkan Gebel

Tahayyülle, tahammül arasında gidip gelir hal ehli,
Mütemadiyen yaşamın mücbir sonucuna gebe hali,
Ne mazinin zehri, ne atinin hükmüne bakar ahvali,
Bildiğinin değil, bulduğunun fevkindedir pürmelali.

Devamını Oku
Serkan Gebel

Gönül çalabın tahtı bildik,
Ne mutlu o taht-ı Aşka varana,
Vasıl olup oradan kulluğa ulaşana,
Kabulü Murad-ı İlahiyeye nazımızdır,
Yaradan boynumuzu bükük koymaya.

Devamını Oku