Lise öğrencisi olan amatör ama profesyonelliğe çok yakın bir şair.
Ağustostan Sonra
Yağmur damlaları gözyaşlarıma karışmış,
Fark edememişim,
Ömrümün son güzel günleriymiş meğer,
Caminin avlusunda akşam ağırdı,
Çocuklar susmuş, ezan yeni bitmişti.
Bir çocuk kaldı hocanın yanında,
Sanki söyleyeceği söz,
Dünyadaki bütün suskunluklardan ağırdı.
Denedim hem de bir çok defa,
Her seferinde de elimden bir şey gelmedi,
Olsun ben buradayım ama sevdiklerim uzakta,
Olsun ben varım ya sevmesem de olur.
Üzgünken konuşma, mutluyken susma,
Eğer kalbin kırılmışsa, içine atma.
Bazı yaralar sessizlikte büyür,
Bazı vedalar söylenmeyince ölür.
Kırıldıysan söyle, gurur yapma,
Her ayın başında
Aynı merdivenleri çıkan bir adam vardı.
Biri anahtarı cebinde taşırdı,
Diğeri o anahtarla açılan ömrü.
Kapının ardında
Yağmur damlaları gözyaşlarımla karışmış,
Fark edememişim,
Ömrümün son güzel günleriymiş meğer.
Seninle geçirdiğim günler...
Fark edememişim.
Herkes dedi,
“Değiş artık, böyle yaşanmaz.”
Haklılardı belki,
ama kimse hikâyenin tamamını okumaz.
Bir adam gördüm rüyamda,
Tanıdık geldi yüzü,
Bir sessizlik vardı etrafta,
Sanki susmuştu dünya.
Sabaha karşı...
Ayrılık acısı...
Ne bir siren sesi duyuldu,
İntikamla imtihanın arasında bir yerdeyim,
Ne geri dönecek kadar masum , ne pes edecek haldeyim,
Dilim suskun , gözüm soğuk , içim yangın , dardayım,
Beni hafife alanlara yazılmamış dersteyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!