@SERHAT GAZİ:
Gece çöker, karanlık bir yorgan gibi örter koca şehri,
Gökyüzünde ne tek bir yıldız parlar ne de yolumu aydınlatır ay.
Oysa seninle bakardık eskiden o sonsuz maviliğe,
Şimdi sensiz bakışlarım karanlıkta boğulur, kimse bilmez.
Bir kuş kanat çırpar penceremin önünde sabahın ilk ışığında,
@SERHAT GAZİ:Kimse bilmesin ne kadar yandığımızı.
Dünya kendi telaşında dönsün dursun,
Görmesin gözlerimizdeki o büyük kıyameti.
Seninle bir ömür yaşamaya geldim ben,
Yaralarına merhem, karanlığına ışık olmaya...
Sana can olmaya, yürek olmaya,
@SERHAT GAZİ:
Bir tiyatro sahnesiymiş meğer şu koca dünya,
Bizler kendi rolleri peşinde koşan yorgun yolcular…
Zaman akıp giderken avuçlarımızdan kayan kumlar gibi,
Ne çok şey biriktirmişiz meğer; azıcık tebessüm, bolca gözyaşı.
Ama yine de yaşamak güzel şeymiş,
@SERHAT GAZİ:Zaman dediğin, avucumuzdan süzülen incecik bir kum gibi,
Ne zaman başlar, ne zaman biter, anlayamaz insan.
Bir bakmışsın saçlarda aktan bir iz, yüzde derin çizgiler,
Geçip giden bir ömür kalır geride, yarısı eksik, yarısı yarım.
Her gün biraz daha ağırlaşır adımlar, yollar uzar gider,
İçimizde susmak bilmeyen o derin, o sessiz hüzün kalır.
@SERHAT GAZİ:
Bir girdap dönüyor zihnimin en dip yerinde,
Ne yönüm belli artık, ne de tutunacak bir dal.
Savrulup duruyoruz bu hayatın derininde,
Sanki bir rüyadayız, uyanması imkansız bir masal.
Uçsuz bucaksız bir deniz gibi üzerimize çöken bu keder,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!