Küle Dönen Rüzgâr
Sen gidince,
düşlerim soldu.
Sen güldüğünde, hepsini yanık bıraktım,
Sen ağladığında, gözyaşlarınla söküp attım.
Kül İçinde yanmak
İçimde bir yangın var, üstü küllerle örtülü,
Her esen rüzgârla yeniden uyanır.
Ellerim titriyor kalbimin üstünde,
Soluğum dudaklarımı yakıyor.
Küllerde İz
İçimde delicesine bir hasret var,
Mazide kaybolan mavi gözlerine.
Göğsüm yanar, dilim susar,
Kül ve Gölge
Damlalar yıldız tanesi gözlerimde,
geceye düşmüş bir ışık gibi.
Umut buhar oldu cadı kazanında,
doğru, yalanın idam sehpasında —
Kül ve Sessizlik
İçim acır,
özlemle can çekişen tutkum,
acı hayatıma katlanan bedenim,
seni görmeyen yaşlı gözlerimin küskünlüğü.
Kumsal
Güneş terazi burcunda,
her yer yangın yeri.
Gemiler ufukta kayboldu,
tarih utangaç zamana karşı
Kum ve Fırtına
Ne çağlar yaşadı bu yürek,
Gözleri, bir mağaranın zifirinde kayboldu.
Adım adım çamur, kızıl ufuklarda
Lalila
Her şey dursun bu akşam,
Zaman da suskun kalsın.
Deniz feneri yanmasın,
Ay sönük, gökyüzü karanlık.
Lê Por Sorê
Lê bi bextê, çima çûy wî wextê;
Di singê min da, dil şikestî.
Lê çav zerê, wek gulên rojê sor;
Wê çi kederî li ser min bor.
Li Siya Roj
Desti min li ser siya royi,
Li ser zinar tey ru tü ye,
Li ber min hindik arduye,
Ne sîvê sor ne dutê reş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!