Rıhtımdaki İzler
Gün bugündür, deyip gidişin
zamanın kalbine düşen ince bir çatlaktı.
Ardında iki satır, bir damla,
bir de dinmeyen bekleyiş bıraktın.
RUHUN ŞİFRESİ
Ne biçim bir dünya bu,
çarkına tüküreyim—
avuçlarımda eriyen yıldızlar
soğuğu damarlarımda dolaştırıyor.
Rüyanın Gerçekliği
Ay usulca sarar gözlerimi,
Sessiz bir yok oluş büyür içimde.
Geçmişi yaşamadım sanki,
An’daymışsın gibi… bu bir kâbus mu?
Rüzgârın Gülüşü
Bir adım attım bu yola,
kendim için.
Biliyorum, taşlı bu yol,
dikenli, telaşlı...
Saklı Cemre
Yırtık ayakkabılarla kattettiğin dikenli yollar,
Kargaların sesi, kelebekler, toprağın altında uyuyan cemre,
Saydığın yıldızlar, ayın yüzünde beliren kadim bir iz, boş.
Kelimelere sığmayan hayaller, içtiğin sigara,
Sehpada Can
Ötme garip bülbül, ötme,
Sevdanın gölgesini bırakma.
Ağlasan da figân etme,
Kalbimde aşkın ötesi yok.
Seni Yaşamak
Papatya avuçlarımda,
Gözlerimde galaksiler dans eder.
Yorgun ruhum senin ışığınla doğar,
Yıldız fırtınam adınla diner.
Sensizliğin Mevsimi
Kahvem soğuyor,
sen yoksun.
Saniyeler uzuyor,
yıllara karışıyor bekleyiş.
Sensizliğin Rengi
Gözlerime bir renk akar gülüşünden,
Camda kıvılcım gibi parlayan ışık hüzmeleri.
Yalnızlığın kokusuysa derin —
Bir eski kitabın sayfasında saklı.
Sensizlik Çok Gürültülüydü
Sensizlik çok gürültülüydü.
Alnımdan damla damla aktı zaman,
her şey bir anda sustu.
İçim mavi bir göz kadar yakıcıydı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!