Hayat kısa bir yolculuktur
Acı Renklerde Ağlar
Çoğunun gözlüğü vardı,
hayatın yüküyle çizilmiş camlarında.
Biri, boş bir duvara sabitlenmiş gözlerle bakıyordu,
üzerinde yıpranmış, kirli bir ceket,
Ağacın Gölgesi
Bir ağaç gölgesinin gözünden, sessiz bir tanıklık…
Özlemle beklediğim güneş nihayet doğdu.
Kuşlar sevindi, bulutlar dağıldı,
Her yer cıvıl cıvıl…
Alevin Gölgesinde
Özlemimi nakşettim kelimelerin arasına,
Ruhumdan esen özgür bir rüzgâr gibi,
Güneşin ilk şafağında, tozlu patikaların sonunda,
Ruhumun toprağında ıslak yapraklar gibi ayak izleri arıyorum.
Aşağılık
Kirli yürek, bükük dudak — susar.
Konuşsa, iğne.
Duası dert, bakışı kin.
Aşkın Son Sözü
Bir gün bakarsan gözlerine, en çok sevdiğimi oku
Bir dil, bir kalem
Bir dağ, bir defter gibi
Ateşin Tebessümü
Ne sazdan, ne sözden anlar gönül
Gözlerime perde çekilmiş gibi
Issız sokaklara uzanmış gölgem
Rüzgarla savrulan saçlarımı görüyorum
Aynı Renge Aşığız
Zaman... İç çekerim, ne de çabuk geçti.
Gözlerim görmedi mi?
Kırmızı paramparça, çeşitli boyalarım,
Pişkin gülüşleriniz dağıttı onları.
Belki Bir Gün
Sabah uyandım,
Odama dolan ışık seni anıyor,
Bir çiçek kokusu tütüyor yanı başımda,
Saçların rüzgâr gibi dokunuyor düşlerin rüzgârına.
Ben Buradayım
Hasreti hiç böyle duymamış olacak insanlar,
Her anı bir eksiklik gibi geçerken,
Senin yokluğun, gölgemle yarışacak kadar derin.
Ben hayatı yaşıyorum,
Bendeki Sen
En derin vadiden,
kutlu toprak Mezopotamya’dan
seslen bana;
ben dinlerim seni.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!